Aylık arşivler: Haziran 2014

Knauf Mantolama Fiyatları

Kullanılacak Malzemeler Miktarı Birimi
Knauf Mantolama Karbonlu EPS  1,00 M2
Knauf Mantolama Yapıştırıcısı 4,50 Kg
Knauf Mantolama Çivili Dübel 6,00 Adet
Knauf Mantolama File 1,10 Mt
Knauf Mantolama Fileli Köşebent 0,50 Mt
Knauf Mantolama Sıva 5,00 Kg
Knauf Mantolama Dekoratif Sıva 3,00 Kg
Dış Cephe Boyası 0,35 Kg

Knauf Dış Cephe Mantolama Fiyatları :……….. TL

Mantolama fiy­at­ları, kul­lanılan mantolama malzemeleri nin ve binanın özelliklerine  bağlı olarak değişik­lik gös­terir, fiyat almak için lütfen ücretsiz keşif formumuzu doldurunuz.

Müşteri temsilcilerimiz en kısa sürede sizi arayacak ve keşif randevu işleminizi gerçekleştirecektir.

kaynak : https://www.guneyyapiizolasyon.com.tr/knauf-mantolama-fiyatlari

 

Asma ahşap çatılar

Çatıyı taşıyan dış veya iç bölme duvarlarının eksenleri arasındaki açıklık 4.00 m.yi geçiyorsa “ASMA ÇATI” yapılır. Asma çatıların asıl taşıyıcı elemanları Çatı makaslarıdır. Asma Çatı makası elemanları (çubuk) adı verilen bırakma kirişleri, gergi kirişler (alt başlık), askı, yanlama ve payandalardır (üst başlık). Bırakma kirişi ve askılar çekmeye, yanlama ve payandalar da basınca çalışırlar.

Asma Çatılarda taşıyıcı çubuk elemanların bağlandığı yerlere düğüm noktası denilmektedir ve her iki yönde çekme ve basınç kuvvetleri çubukların birbirlerine bu noktalardan aktarılır. Eksenlerinin birleştiği düğüm noktalarında çubuklar birbirlerine geçmeyle bağlanırlar ve bağlantılar kanca,blon,lama demiri,8-10 mm. Kalınlıkta sac levhalarla sağlanır. Yanlama askı çubuğuna eğik giymeli payanda geçmesiyle bağlanır (Şekil XI.13,14.). Geçmenin askı ucuna ya da orta aşık,mahya aşığı altına kadar olan kayma ya da yırtılma mesafesi en az 25 cm. alınır. Yanlamaların bırakma kirişleri veya duvar üzerindeki bağlantıları da eğik giymeli payanda geçme şeklinde yapılır. Eğer Çatı eğimi fazla değilse çift dişli geçme yapmak daha doğrudur. Kayma ve yırtılmanın en aza indirilmesi amacıyla yanlama ile  bırakma kirişi arasına sert ağaçtan bir takoz koyarak üç dişli geçme yapılır.

Oturtma Çatılarda kullanılan dikmeler basınca çalışmasına rağmen,asma Çatılarda bunlara karşı gelen ve adına “ASKI” dediğimiz taşıyıcı çubuklar çekmeye çalışırlar. Askı bırakma kirişine zıvanalı geçmeyle bağlanır, makasın bel vermesi durumunda askının bırakma kirişini zorlayıp esnetmesini önlemek üzere bağlantı tam olarak oturtma şeklinde değil 2 – 3 cm. lik bir boşluk bırakmak suretiyle sağlanır. Bir,iki ve üç askılı asma ahşap Çatı makası örneği ile çeşitli bağlantı detaylarının şekilleri aşağıda görülmektedir.

Asma çatı projelendirmesi ayni oturtma çatılardaki gibidir. Çatı makasları 2.00 – 2.50 m. de bir yerleştirilir, araları 40 – 60 cm. de bir konulan merteklerle bölünür. Merteklerin üzerlerine kiremit çıtası veya örtü altı kaplaması, onların da üzerlerine Çatı örtüsü yapılır.

Kırma Asma Çatılar

Bir çatının kırma çatı olarak tanımlanabilmesi için; damlalık ya da olukların tüm çatı çevresinde aynı kotta (seviyede), çatı yüzey erini oluşturan düzlemlerin aynı eğimde, oldukları varsayılır. Özel hallerde bazı farklılıklar da meydana gelebilir. Bu kabullere göre çatı yüzey lerinin ara kesitleri bina köşelerinde 90°’lik açının açı ortayı şeklinde oluşurlar.

Asma kırma bir çatının çözümünde aşağıdaki sıra izlenir;

Kırma çatıların plandaki geometrik şekillerinin bulunması böyle bir çatının çözümünde ilk adımdır.

İkinci adımda taşıyıcı duvarları işaretlenen planda kırma çatının en yüksekte olan mahyasının dış duvarlara olan uzaklığı ölçülür. Mahya ile dış duvar üzerindeki damlalık aşığının odasına bir ara aşık yerleştirilir ve bu aşığın çatının diğer kısımlarında devamı sağlanır. Aşıklar ve taşıyıcı duvarlar arasındaki uzaklığın merteğin çalışma açıklığı olan 2,75-3,00 m’yi geçip geçmediği kontrol edilir.

Üçüncü adımda, tüm aşıkların çalışma açıklığı olan 3,75-4,00 m’lik aralıklarla, düşey elemanların yer eri belirlenir. Bu elemanlar oturtmaya olanaklı yerler de dikme, diğer yerlerde ise asma baba şeklinde işaretlenir. Böylece, makas yerleştirilmesi gereken eksen er ve makas tipleri belirlenmiş olur.

I-I eksenine iki adet tek babalı asma makas
II- II eksenine bir adet tek babalı asma makas
III-III eksenine bir adet çift babalı asma makas
IV-IV eksenine bir adet çift babalı asma makas
V-V eksenine bir adet çift babalı asma makas
VI-VI eksenine bir adet tek baba!’ asma makas yerleştirilmesi gerekir.

Bu ilke ve işaretleme sistemi her türlü çatı çözümünde geçerlidir.
Oturtma olanağı olan yerlere dikme, asılması gereken yerlere de asma baba yerleştirilerek çatının oturtulacak ve asılacak noktaları belirlenir.

Dördüncü adımda, kesitte göğüslemeler ve makas eksenleri üzerine öncül mertekler yerleştirilir. Daha önceden eğik dere ve eğik mahyaların yerleri belirlendiği için buralara eğik dere ve eğik mahyaların kalınlıkları işaretlenir. Ardından, artçıl mertekler, araları 50 cm olacak şekilde öncül mertek eksenleri arasına yerleştirilir.

Son adımda, taşınması gereken başka nota olup olmadığı kontrol edilir.

Böylece bir kırma çatının çözümü sağlanmış olur. Böyle bir çatıda bazı noktaların yükleri dikme ile doğrudan duvarlara verilebildiği için, yalnızca altında mesnet olmayan noktaların yükleri asma makas yardımıyla mesnetlere aktarılmaktadır. Bu çatı oturtma ve asma olarak çözülebildiğinden, karma olarak nitelenebilir. Bir çatının tam asma çatı olabilmesi için tüm noktalarının asma aba ile asılması gerekir. Bazı noktaları dikme ile oturtulabilen çatılar oturtma ve asma karışımı olduğu için, bunlara karma çatı denir.  Kırma Asma Çatılar

Bağlantı durumuna göre giydirme cepheler

Yapı taşıyıcı sistemi ile cephe ızgarası veya panelleri arasındaki bağlantılar, döşeme kenarının üstünde, alnında veya altında yapılabilir. Dikmelerin bağlantı noktasından asılması en rasyonel ve yaygın çözüm olmakla birlikte, o noktaya oturtulması da olanaklıdır. Bina taşıyıcı sistemi ile cephe ızgarası arasındaki bağlantının ara kat döşemesi üzerinde yapılması uygulama kolaylığını getirirken, alnında yapılması cephe sisteminin tümüyle iç ortamdan bağımsız olmasını sağlar. Cephe sisteminde dikmelerin asılması veya oturtulması farklı sonuçlar verir. Dikmelerin asılması durumunda, ızgara yüklendiğinde dikmeler çekmeye çalışır ve bir bükülme ortaya çıkmaz.

Kat döşemeleri arasındaki uygulamada biri sabit, diğeri kayar iki adet, döşeme üzerinde bulunan taşıyıcı parapetten yararlanılması durumunda biri sabit, diğer ikisi kayar üç adet mesnet noktası bulunmaktadır (Aygün, 1996). Mesnet sayısının iki olması bağlantı birleşen sayısını azaltır ve taşıyıcı bir parapet duvarını gerektirmez. Ama üçlü mesnet durumunda rijitlik arttığından dikme kalınlığı azalır.

Cam birleşimi, sistemdeki tek veya çift camların taşıyıcı ızgaraya bağlantı şeklini belirtmektedir. Üç ayrı türü bulunmaktadır; Baskı profilli, Taşıyıcı macunlu (Strüktürel silikonlu) ve Karma birleşimlerdir. Baskı profilli birleşimlerde camı kenarları boyunca dış taraftan içe doğru sıkıştıran bir baskı profili bulunmaktadır. Bazı sistemlerde baskı profili her cam birimi için ayrı bir tane olmak üzere toplam iki birleşenden oluşmaktadır. Taşıyıcı macunlu birleşimlerde ise kenarlar boyunca macun ve ek profiller yardımıyla ızgaraya bağlantı sağlanmaktadır (Francis, 1991; Aygün, 1996). Böylece dış yüzde bir profil kalınlığı algılanmamaktadır. Bu tür de ikiye ayrılmaktadır; arka ve bağlantı. İlkinde macun kesme gerilmesi, ikincisinde ise alttaki basınç, üstteki ise çekme gerilmesi etkisindedir. Karma birleşimlerde ise camın yatay kenarlarında baskı profilli, düşey kenarlarında ise taşıyıcı macun ile birleşim yapılır.

Cam birleşimine göre sınıflamadaki Baskı profilli ve Taşıyıcı macunlu (Strüktürel Silikonlu) sistemler karşılaştırıldığında baskı profilli sistemlerde bileşen sayısı taşıyıcı macunlu sistemlere göre daha az olup bileşenlerin üretimi de daha basittir Ancak bilindiği gibi dış cephe yüzeyinde baskı profilinden dolayı içerdeki dikme ve kayıtlar boyunca bir çıkıntı oluşur. Baskı profilli birleşimlerde çıta altında gölgede kalan cam bölüm ile orta cam bölüm arasında farklı ısısal genleşme oluşur. Taşıyıcı macunlu (Strüktürel Silikonlu) sistemlerde ise genleşme daha düzgündür. Ancak sistemlerin ayrıntısı daha karmaşıktır. Gerekli olan ek profillerden dolayı dikme ve kayıtların net kalınlığı fazladır. Bileşenler üzerinde yapılan fabrikasyon işlemi de fazladır. Yerleştirme toleransı ise daha azdır. Buna karşılık dış cephe yüzeyinde yalnızca içerdeki ızgara modülünü dışa yansıtan dolu veya boş bir fuga gözükür. Cam ve ona yapıştırılmış çerçeve profili arasındaki farklı ısısal genleşmenin azaltılması cam boyutlarının sınırlandırılmasını gerektirir.

Karma birleşimli sistemler, iki birleşim şeklini de içerdiğinden, her ikisinin hem olumlu hem de olumsuz yönlerini üzerinde toplamıştır. Izgara elemanları arasındaki bağlantılar, konumlarına göre tanımlandığında, ara ve köşe birleşimler bulunmaktadır. Aynı doğrultu üzerindeki dikme-dikme ve kayıt-kayıt arası birleşimler ara, birbirlerine dik doğrultularda ise köşe birleşimi olmaktadır. Bu birleşimlerin her biri sabit olabileceği gibi, hareket imkanı sağlayan kayar şekil de olabilir.Özellikle alüminyum yapılan uzun bileşenlerde, ısıl genleşmeye karşı kayar birleşim yapmak gerekmektedir. Cephe ızgarası ile çift cam birimi arasındaki bağlantı noktasal veya sürekli olabilir. Noktasal durumda cam birimi köşelerinden ızgaraya doğru bastırılabilir veya delinerek ızgaradan bağımsız olarak doğrudan conta veya macun yardımıyla birbirleriyle birleştirilir. Sürekli durumda ise birimlerin bağlantısı alışılmış şekilde baskı profili veya taşıyıcı macun yardımıyla sağlanır. Süreklilik iki veya dört kenar şeklinde olabilir. İki kenarlı birleşimde uzun kenarın birleşimi rijitliği belirleyeceğinden önemlidir.

 

Giydirme Cepheler

Toplumdaki teknolojik, sosyal, ekonomik, politik, kültürel, ekolojik vb her alandaki gelişme ve değişmeler üçüncü boyutta, mimaride yansıma bulmakta, bu yansıma da, özellikle yapıların kütlesi ve cephesi üzerinde vurgulanmaktadır. Yeni gereçlerin yeni teknoloji ile yapılanmaları sonucu, çağdaş mimarinin en iyi kazanımlarından biri sayılan, bazen perde duvar, bazen giydirme yüz, bazen de takı cephe olarak adlandırılan giydirme cepheler gelişme göstermeye başlamıştır.

Giydirme cepheler, teknoloji, yapım ve gereç konularındaki ilerlemeler, toplumsal gelişmeler ve estetik görüşlerdeki değişimlerin sonucunda ortaya çıkmıştır. İkinci Dünya Savaşı sonunda, önceleri Amerika’da gelişen ve giderek tüm dünyaya yayılan giydirme cepheler, özellikle Endüstri Devrimi sonrası, metal alanında gelişme gösteren ülkelerde, yapıların cephelerini sararak kent dokusuna girmiştir. Günün farklı gereçleri ile teknolojisini kullanarak esnek oluşumlara olanak sağlayan ve görünümleriyle de ilgi uyandıran giydirme cepheler, günümüzde çoğunlukla yüksek ve sembolik yapılarda uygulanmakta olup, dünyadaki bazı büyük kentlerin kimliklerini bile değiştirmeye başlamıştır. Örneğin New York, Chicago gibi büyük kentler denilince akla yüksek ve sembolik giydirme cepheli yapılar gelmektedir.

Ülkemizde bu tür cephe örneklerinin uygulamalarına sıkça rastlanmaktadır. Ancak yeni ve yüksek teknolojinin sonucu olan bu cepheler, gelişmiş ülkelerden aynen alındığından ve henüz ülkemiz için yeni olduğundan, bazı sorunlarla karşılaşılmaktadır. Yapının dış yüzeyini örten giydirme cepheler, gerçekte yapının en yüksek maliyet gerektiren bölümlerinden birini oluşturmaktadır ve yapının kullanım evresinde değiştirilmesi durumunda çok büyük bir maddi yük getirmektedir. Çünkü tasarımdaki ve yapımdaki en küçük bir hata, cephe sisteminin tümünü etkileyebilmektedir. Bu nedenle, özellikle tasarımcıların tasar aşamasında almaları gereken kararlar, çok önem kazanmaktadır. Gerekli kararları vermek için tasarımcıların giydirme cepheyi çok iyi algılamaları gerekmektedir. Bu bölümde amaç; teknik gelişmelerin sonucu olan ve günümüzde giderek önemi artan Giydirme Cepheleri çok boyutlu olarak ele alıp, gelişimini, kavramını, teknolojisini, türlerini, uygulama alanlarını genel olarak incelemektir.

Mısır Mimarisi’nde Cephe

Adsızİster kent mekanında, isterse kırsal kesimde olsun, her bina önce dış formu ile algılanır.
Cephe dış formun ayrılmaz bir parçası olup, mimarlıkta çeşitli dönemlerde değişik ölçülerde önemsenerek farklı şekil ve davranışlarla ele alınmıştır. Ancak kesin olan, yapının kabuğu niteliğinde olan cephe, binanın strüktür ve malzemesinin ve gününün mimari anlayış ve tekniğinin belirlediği bir yapıya sahiptir. Unutulmaması gereken bir diğer nokta, ortak strüktür, malzeme ve mimari anlayışın, uygulandıkları yapılarda da ortak bir cephe anlayışı getirdiğidir. Bu kapsamla cephenin gelişimini, yeni malzemeler ve yeni teknolojilerin geliştiği ve her alanda olduğu gibi yapıda da dönüm noktası olan sanayi devrimine bağlı olarak ele almanın yararı olacaktır. Sanayi devrimi öncesi, antik dönemden başlanarak cephenin gelişimi incelenecektir.

Güneş Paneli Isı Yalıtımı

Güneş enerjisinden yararlanabilmek için binanın sürekli güneş alan bölümüyle sıcak suyun kullanım yeri arasında bir sistem kurulur. Bu sistemde yer alan ve ısı yalıtım malzemelerinin kullanılması zorunlu olanlar üniteler arasında; ,

Güneş kollektörleri
Sıcak su deposu
Kollektör bağlantı boruları
Sıcak su dağıtım boruları gösterilebilir.

Kollektör panelinde, metal kanat ve kanat bünyesindeki küçük çaplı borular yer alır. Güneş ışınları kollektör paneli tarafından emilerek kullanılabilir ısı enerjisine dönüştürülür. Böylece, suyun ısıtılması sağlanır. Sıcak su, dağıtım boruları aracılığıyla da kullanım noktalarına ulaştırılır. Güneş enerjisiyle çalışan sistemden tam verim alabilmek için sistemi oluşturan bölümlerin tek tek nitelikli ısı yalıtım malzemeleriyle yalıtımının yapılması şarttır. Güneş enerjisi ile çalışan sistemler için en ideal ısı yalıtım malzemesi mineral camyünü malzemeleridir.

KOLLEKTÖR (TOPLAYICI) YALITIMI

Yapılacak olan yalıtım kollektörün iki yerinde uygulanmalıdır.

PANEL ALTI CAMYÜNÜ UYGULAMASI

Uygula Burada kullanılması gereken camyünü, levha halinde ve üzeri alüminyum folyo kaplı olmalıdır. Örneğin Levha 24/5 tercih edilebilir.

Levha 24 camyünü   0,029 kcal/mh°C (10°C’de)
0,0337 W/mK (10°C’de)

Levha 24/5 cm Camyününün lsı Geçirgenlik Direnci,

R(1/V) = 1,724 m2h°C/ kcal
= 1,4823 m2KW

Üzeri alüminyum folyo kaplı olduğu için güneş ısısını reflekte ederek, küçük çaplı boruların içindeki suyun sıcaklığını korur, daha çok ısınmasına yardım eder. Sıcaklığın alttaki taban levhasından kaçmasın, büyük ölçüde önler.

KASA YAN YÜZEYİNDE CAMYÜNÜ UYGULAMASI

Burada kullanılması gereken camyünü, levha halinde ve üzeri alüminyum folyo kaplı olmalıdır. Örneğin Levha 100/1,55 tercih edilebilir.

Levha 100 camyünü  0,026 kcal/mht (10°C’de)
0,0302 V’J/mK (10°C’de)

Levha 100/1,55 cm Camyününün İsı Geçirgenlik Direnci,

R(1/V) = 0,577 m2h°C/ kcal
= 0,4961 m2K/W

Camyünleri, kasanın yan iç yüzlerine uygulanmalıdır. Kollektör kasasıyla panel arasında ısı köprüsü oluşumuna mani olur. Sıcaklığın kasanın yan yüzeylerinden kaçmasınI önler.

kaynak: https://www.guneyyapiizolasyon.com.tr/gunes-paneli-isi-yalitimi

Uzay Kafes Örtü Sistemleri

Uzay kafes örtü sistemleri, basit basınç ve çekmeye çalışan doğrusal çubuk öğeler yardımıyla sisteme gelen yükleri değişik doğrultularda yayarak zemine aktaran çağdaş bir örtü strüktürüdür. Bu tür örtü strüktürleri ile, büyük açıklıklı yapıların rasyonel ve ekonomik bir şekilde örtülmeleri sağlanmaktadır. Spor salonları, endüstri yapılan, oditoryumlar ve her tür hangar yapıları kolaylıkla bu sistemle örtülebilmektedir. Çeşitli dünya fuarlarındaki yapıların ana strüktürleri bu sistemlerle oluşturulmaktadır, Sistemin sağladığı esneklik sayesinde mimari form ile taşıyıcı sistemin formu birbiri ile uyumlu hale getirilebilmekte, böylece çok değişik uygulamalar ortaya çıkmaktadır. Sistemin diğer önemli bir özelliği de, montaj kolaylığına sahip olmasıdır. Sistem, yerde monte edilip yukarı kaldırılarak mesnetlere oturtulabileceği gibi, montaj işleri yukarıda da yapılabilmektedir. Nitekim, 2000 m2’llk bir uzay kafes örtü strüktürünün montaj süresi yaklaşık 5 gündür. Bu sistemler sayesinde mekanlar çok ekonomik, gerektiğinde sökülebilir şekilde kurulabileceği gibi, mimari yönde geniş biçimsel olanaklar da sağlarlar.

Uzay kafes örtü strüktürleri başlıca:

Çubuklardan,

Düğüm noktası elemanlarından,

Örtü malzemesinden

oluşurlar. Bu iki ana öğeden oluşan sistem, mesnet ve temel yardımıyla yükünü zemine iletir. Sistemin üçboyutlu olması, malzemeden büyük verim almayı ve ekonomikliği sağlamaktadır. Uzay kafes sistemler biçim olarak oldukça geniş olanaklar verirler. Düzlem nitelikli örtü strüktürleri dışında tonoz ve kubbe biçimli örtüler de yapılabilmektedir. Sistem, istendiğinde açık bırakılabileceği gibi, çatı örtüsü ya da tavan kaplaması gibi elemanlarla kapatılabilmekte dir. Sistem, kafes aralarından değişik tesisat donatımının geçilmesine de olanak vermektedir. Sistemin hafifliği özellikle çatıda ve temelde kendini göstermektedir. Ancak, çubukların birleştiği düğüm noktası elemanları yüksek nitelikli malzemeden olmak zorundadır. Ülkemizde uzay kafes sistemlerin uygulanması oldukça yaygın bir nicelik göstermektedir. Bir uzay kafes strüktür sistemi, daima ilk düğüm noktasını temel ile aynı düz em içinde bulunmayan en az üç çubukla bağlamak ve bundan sonra her ilave düğüm noktasını da yine aynı düz em içinde bulunmayan üç çubuk yardımıyla bağlamak suretiyle kurulabilir. İlk düğüm noktasından sonraki herhangi bir düğün noktasını da mevcut yapıya bağla-yan bu üç çubuk, temele veya daha önce oluşturulan düğüm noktalarına bağlanabilir. Bu bağlama işlemi sürdürülürse, düğüm noktaları ve bunları birbirine bağlayan çubuklardan oluşan bir yüzey üretilmektedir. Bu açıklamadan anlaşıldığı gibi, uzay kafes sistemlerle çubuklar ve düğüm noktaları sistemin ana öğelerini oluşturmaktadır. Çubuklar, çelik ve alüminyum alaşımlardan üretilen doğrusal konstrüksiyon elemanlarıdır. Boru, “T”, t, “L” ve “U” profiller şeklinde kullanılan çubuklar, korozyona uğrama riski nedeniyle galvanize edilerek kullanılmalıdırlar. Ancak, çelik çubukların galvanize edilmesinin pahalı bir sistem olması nedeniyle alümin-yum alaşımlardan yapılmış çubuklar tercih edilir. Çubuklar, uzay kafes siste içinde değişik şekilde adlandırılırlar. Bu sistemde üst başlık basınca, alt başlık ise çekmeye çalışacak şekilde düzenleme yapılır. Dikme ve diyagonaller ise basınca ya da çekmeye çalıştırılırlar. Düğüm noktası, uzay kafes sistemin diğer bir önemli öğesidir. Doğrusal çubukların birleşme noktalarına düğüm noktası denir. Düğüm noktası, değişik patentlerle farklı şekillerde çözülmüştür ve sistemin en kritik noktasını oluşturmaktadır. Birden fazla sayıda çubuğun bağlantı noktası olarak değişik açılar ve doğrultularda çubukların birleştirilmesi düğüm noktası ile sağlanmaktadır. Bu nedenle düğüm noktasını oluşturan eleman gerek malzeme ve gerekse değişik doğrultularda bağlantı yapabilmek yönünden, üzerinde çok çalışılan bir elemandır. Ülkemizde de bazı patentlerle düğüm noktası elemanı üretimi yapılmaktadır, Çubukların düğüm noktasına bağlantısı cıvata-somun, kaynak, perçin ile yapılabildiği gibi, “vero” firmasının ürettiği diş açılmış ve çubukların takılıp sökülebildiği düğüm noktası elemanları da vardır. Bu tür düğüm noktaları 24 yüzlü (rhombicuboc-tahedron) olarak tasarlanmış ve hemen her doğrultuda bağlantı olanağı sağlanmıştır. Uzay kafes strüktürlerde sistem destek duvarlarına, kolonlara, ya da tekil betonarme temellere ankre edilerek oturtulabilir. Uzay kafes sistemin oturtulabileceği betonarme temeller, sistemin biçim ve büyüklüğüne göre tasarlanır ve düzenlenir. Zemine uygun şekilde tespit edilmiş kolonlara da uzay kafes sistemler oturtulabilir. Uzay kafes sistemlerle sistemin montajı yerde yapılıp daha sonra sistem kalanlar üzerine kaldırılarak tespit edilebilir.