Aylık arşivler: Ekim 2014

Sıcak Çatılar

Karakteristik

Üst tarafı ısı yalıtımlı, mümkün olduğunca gözeneksiz betonarme, çelik, hafif metal veya ahşap çatı örtüleri, sıcak çatı olarak tanımlanırlar. Çatı kaplaması, üzerinde yürümeye elverişsiz veya üzerinde yürünebilir madeni takviyeli olarak imâl edilebilir. Her iki halde de çatı kaplaması su sızdırmaz özelliktedir.

Yardımcı döşeme

Taşıyıcı konstrüksiyon üzerine bir yardımcı kaplama yerleştirilir. Bu yardımcı kaplamanın görevi, üzerine yerleştirilecek buhar kesici için kuru bir zemin oluşturmak ve taşıyıcı konstrüksiyondaki ufak tefek pürüzleri örtmektir.

Böylece buhar kesici ve çatı tavanı arasında bir ayırıcı tabaka görevi gördüğü söylenebilir. İlave olarak bu tabakadan çatı tavanından sızan su buharını dışarı iletme görevi de beklenir. Son yıllardaki bilimsel araştırmalar, buhar kesicinin altındaki dengeleme tabakasının bu görevi yerine getiremeyeceğini kanıtlamıştır. Bu tabaka, çatı tavan sisteminde fark edilir bir nemden kurtulma sağlamaz. Çatı tavanı kuruduğu zaman aşağıya oda havasına doğru kurur.

Buhar kesici

Buhar kesicinin görevi, yalıtım tabakasına su buharı girmesini önlemektir. Bu onun “görünürdeki” vazifesidir. Pratikte korunması gereken yalıtım tabakası, sızan su buharından çok dış hava neminin tehlikesi altındadır. Genellikle buhar kesici olarak düş yüzeyi alta bakacak şekilde 500 lük bitümlü karton veya plastik membran kullanılır. Bu normal uygulamadır. Ayrıca bitümlü kartonun görevi, beton çatı tavanının kendi neminin ince gözenekli ısı yalıtım tabakasına geçmesini engellemektir. Bundan başka çatı kaplama çalışmaları sırasında yalıtım tabakasına giren nemi de toplayıp dışarı vermelidir. Bu nedenle iç tarafın sudan arındırılması için buhar kesicilerle çatı oluklar arasında bağlantı yapılması yararlı olur.

Batı ülkelerinde buhar kesici olarak metal folyolu sızdırmaz örtülerde kullanılır. Bu gereksiz ölçüde pahalı olduğundan nadiren uygulanır. Bir çok halde su buharı difüzyonu tehlikesi gözde büyütülür ve çatı tavanının kendisinin etkin bir buhar freni oluşturduğu unutulur. Aşırı sızdırmaz bir metal folyonun, buhar kesici olarak kullanılıp kullanılmayacağı difüzyon hesaplarıyla saptanır. Ancak ısı yalıtım tabakasının buhar basıncı yönünden rahatlatılması da söz konusuysa ve göz önüne alınacaksa bu hesaplamanın bir anlamı vardır.

Buhar kesici tabaka kendi içinde kapalı bir yapıya sahip olmalıdır. Eğer kaplamanın zeminden rüzgârın emici kuvvetleri sayesinde koparılması tehlikesi, ağır yalıtım tabakaları ve çakıl örtüleri yardımıyla bertaraf edilmişse, tabaka sadece noktasal olarak yapıştırılabilir. Batı ülkelerinde havalandırma kartonları, dengeleme tabakası olarak eklenir ve buhar kesici tabakası bunun üzerine yerleştirilir. Bu iki tabakanın, yani yardımcı kaplama ve buhar kesicinin yerine kullanılan kombine çatı şeritleri daha moderndir.

Batı Almanya’nın Endüstriyel Çatılar Çalışma Birliği buhar kesici olarak alüminyum folyolor, metal katkılı örtüler (kalınlık 0,1 mm) plastik folyolar, bitümlü sızdırmaz boyalar kullanılmasını önermektedir.

Isı yalıtım tabakası

Çatı tavanlarındaki ısı yalıtım tabakasının özel bir karakteristiği vardır. Bu tabaka, bir duvar sisteminin ısı yalıtım tabakasından daha dayanıklı olmalıdır. Batı ülkelerinde yalıtım tabakası olarak gittikçe artan ölçüde suni reçine köpükleri kullanılmaktadır. Ama bunların yerine nemden özenle korunup yerleştirilmesi gereken organik yalıtım levhaları da kullanılmaktadır.

Basınç dengeleme tabakası

Basınç dengeleme tabakası olarak öndüleli havalandırma kartonları, oluklu yapı kartonları
ve altları kaba kum serpiştirmeli çatı örtüleri, noktasal veya şeritsel olarak yapıştırılarak kullanılır. Batı Alman kitaplarında bu tabaka için halâ havalandırma kartonu deyimi kullanılmaktadır. Küçük kanalcıklar ve 1 ila 3 mm yüksekliğindeki ara boşluklarda bir hava hareketinin söz konusu bile olamayacağı açıktır. Bu oluklu yapı kartonları ve ondüle kartonlar için de geçerlidir. Ancak rüzgârın yönü tam olarak bu kanalcıkların ağızlarına yönelikse, kanal ağızlarında hava döner, fakat dar ara boşluklardaki hava kesinlikle hareket etmez.
Diğer faktörlere bağlı olarak aşırı basınçlı su buharlarının bu tabakayla dengelenmesi bile sınırlı olarak mümkündür.

 

Buzhanelerde İç kaplamalar

Isıtılan binalarda, olduğu gibi buhar kesici tabakadan istenen difüzyon sızdırmazlığı, sızan buharın konstrüksiyonun soğuk tarafında hangi engellerle karşılaştığına bağlıdır. Bu engeli duvar konstrüksiyonunun iç kaplaması oluşturur. Bunun için işletme sıcaklığı düştükçe iç kaplamanın o oranda sızdırıcı olması şarttır.

Depolama ve iletim sırasında mekanik hasara uğrayabilecek soğutma odalarının iç
kaplamaları için şu olanaklar mevcuttur:

1. Sıva taşıyıcı üzerindeki çimento harç içine duvar fayansları,

2. İnce alt tabaka yöntemi uyarınca plastik sıvama malzemesiyle yapıştırılan duvar
fayansları. Yapıştırma tabakası 5 mm kalınlığında ve doğrudan çıplak sert köpük levhalar üzerine uygulanır (sıva taşıyıcı yok),

3. Plastik dispersiyon katkılı (1 : 3) çimento sıva. 20 mm kalınlığında çimento boyasıyla
boyanmış (bir astar, iki örtücü tabaka),

4. Cam elyafıyla takviyeli, polivinilpropionat esaslı sıva. Takviye cam yünü veya başka suni dokularla da yapılabilir. Bir veya iki kat uygulanır. Kalınlık 3-4 mm,

5. Oda yüksekliğinde açık derzli beton levhalar,

6. Oda yüksekliğinde metal veya plastik malzemeden profil levhalar. Hava sirkülasyonlu
veya delikli,

7. Oda yüksekliğinde delikli metal levhalar veya sadece tel kafes.

Bu maddeler kaplamanın difüzyon geçirgenliği ile ilgilidir. Sıva taşıyıcı üzerindeki çimento harç içindeki fayanslar, ince alt tabaka yöntemiyle yapıştırılan fayanslar veya plastik katkılı bir çimento harç sıva nisbeten sızdırmaz kaplamalardır ve işletme sıcaklığı düşük olan odalarda uygulanması sakıncalıdır. Buna karşı yüzey kütleleri düşük olmasına rağmen sert olan ve özellikle soğutma odası tavanları için elverişli olan takviyeli sıva tabakaları daha uygundurlar. Isı yalıtım tabakaları üzerine uygulanan boya tabakaları sızan su buharına hemen hemen hiçbir engelleyici etkide bulunmadıklarından işletme sıcaklığı düşük olan odalar için elverişlidirler. Aynı şey, geniş derzleri ve açık aralıkları ve delikli olmaları sayesinde tümüyle difüzyon geçirgen olan beton, metal veya plastik malzemeden levhalar için de söylenebilir.

Bilindiği kadarıyla higroskopik olan UF köpüklerinin, düşük sıcaklıkta soğutma odalarında içte sadece bitümlü bir kağıt tabakası bulunduğunda buzlandıkları görülmüştür. Eğer kağıt tabakası sökülürse levhalar nefes alma yoluyla çabucak kururlar (Bu olay değeri 1 veya 2 olduğunda mümkündür).

Mantar tabakaları için difüzyon direnci çok düşük olan sızdırıcı özel sıvalar geliştirilmiştir. Mantar levhalar su buharını kesinlikle frenlemeyen Latex ile de örtülebilirler(fırça ile).

Soğuk Yapılar

Kışın soğuk veya azami serin olan ısıtılmayan yapılara soğuk yapılar denir. Çatı tavanlarında ısı yalıtım tabakaları bulunabilir. Genellikle bu çatılar sadece saç, cam veya lifli çimentodan meydana gelirler.

Lifli çimentodan ondüle levhalar, metal, cam veya plastik folyolardan hafif çatıların ısı yalıtımı ve ısı depolama değeri çok düşüktür. Bu değerler ihmal edilebilir. Güneş altında çabucak ısınırlar ve çatısını oluşturdukları hacmi asırı derecede ısıtabilirler. Böyle bir bölme az havalandırılır, hatta hiç havalandırılmazsa dış havanınkini aşan iç sıcaklıklara ulaşılır. Bu durum özellikle güneş ışınlarının büyük pencereler veya çatı yüzeyindeki camlı bölmelerden hiç engellenmeden içeri girebildiklerinde görülür.

Güneş battığı zaman ince çatı çabucak soğur. Isı yansıtmaları o kadar fazladır ki sıcaklığı soğuyan dış hava sıcaklığının altına düşebilir. Kapalı hacim içinde hava henüz sıcaktır. Bu nedenle cam çatılı kapalı çarsılarda sık sık rastlanan su oluşumları görülür.

Bundan korunmanın iki yolu vardır. Basit yöntem, oluşan sıcak havayı doğal havalandırmayla dışarı vermek ve serin gece havasının engelle karşılaşmadan yapı içine girmesini sağlamaktır.

Diğer yöntem bir ısı yalıtım tabakası kullanmaktadır. Isı geçirim direnci R = 0,17 m2.K/W lik bir yalıtım tabakası yeterlidir.

Basit bir ahşap kabuklu çatı, bu yalıtım değerini sağlar. İçinde su ile çalışılan imalathaneler de soğuk yapı sayılırlar.

Buralarda içeride bulunan su hava sıcaklığını düşürür ve nem oranını arttırır. Bu gibi yapılarda kritik mevsim, normal nemli yapıların aksine yaz mevsimidir. Yazın böyle yapılara dış havanın girmesine izin verilirse soğuk duvarlarda su yoğuşur. Fiziksel şartların ters olması, belirli kuralların da ters çevrilerek kullanılmasını sağlar. Böylece pratikte bu gibi yapılar üzerinde soğuk çatıların elverişsiz olduğu görülmüştür.

Yazın dış sıcaklık 30 oC nin üzerindedir. Çatının altındaki sıcaklık ise daha yüksektir. İçeri yönelik olan ısı ve buhar akımı nedeniyle yalıtım malzemesinin alt bölgesinde su oluşur ve kendini “su lekeleri” olarak gösterir. Bu nedenle alışılmış uygulamaların tersine alt kabuğun buhar kesici üst tarafta yer almalıdır. Fakat başka bir sorun bu sefer baş gösterecektir. Bütün yıl boyunca 6o – 10oC lik iç sıcaklıkları olan odalarda kıs mevsiminde içten dışa yönelik bir ısı ve buhar akımı vardır. Bu durumda buhar kesicinin ısı yalıtım tabakasının üzerinde yer alması hatalıdır.

Böylece bir soğuk çatı uygulamasının doğru olarak yapılamayacağı görülmektedir. Tek kabuklu bir çatı bu durumda daha yerindedir.

Böyle odalar en iyi şekilde güneşli kış günlerinde doğal havalandırmayla kurutulurlar. Sıcak yaz günlerinde yapılacak havalandırmalar hemen gözle görülebilecek su oluşmalarına neden olabilir.

kaynak : gnyapı

Asfalt şaplar

İçlerinde su bulunmadığı ve kuruma sorunları olmadığı için asfaltlar özellikle tutulmaktadır. Sıcak olarak dökülürler ve soğuma esnasında önemli ölçüde büzülürler. Bunun dışında kendilerine has özellikleri de vardır. Asfalt saplar konut inşaatında ses yalıtıcı yani yüzen döşemeler olarak uygulandıklarından termoplastik karakterleri belirgindir. Asfalt, keçe veya diğer yalıtım levhaları üzerine değil her zaman sağlam beton zemin üzerine dökülmelidir.

Plastik elemanlarda basınca dayanıklılık değeri sert yapı elemanlarınınki ile aynı değildir. DIN 1996’ya göre 22o C lik bir sıcaklıkta asfaltın içeri göçme derinliği 0,5 mm’den fazla olamaz. Bu çok düşük bir değerdir. Öte yandan asfaltın basınca dayanıklılığı 100 kp/cm2 yi asmamalıdır, aksi halde çatlama eğilimi gösterir. Yüksek vakum bitümler, şişirme bitümlerden daha iyi sayılırlar.

Asfalt, linoleum ve diğer kaplamalar için iyi bir alt yüzey oluşturur. Bu durumlarda asfalt önceden pürüzsüz şekilde sıvama malzemesiyle örtülmeli veya gözenek örtücü bir ince tabakayla kaplanmalıdır. Buna rağmen inceltici yapıştırıcılar kullanılmamalıdır. Bunlar asfaltı çözebilirler. Bu nedenle asfalt üzerine kaplamalarda benzol incelticili yapıştırıcılar kullanışsızdır.

DIN 1996’da belirtilen azami göçme derinliğinin (22o C sıcaklıkta 1,5-3 mm) pratikte sağlanması olanaksızdır’ Sosyal tip ve ucuz konutta oturanlar taşınıp yerine yenileri gelince bu gelen kişiler mobilyalarını eski ev sahiplerinin mobilyalarını koyduğu aynı noktalara yerleştirmeyebilirler. Bu nedenle konut inşaatında asfalt sap yerine sentetik anhidrit döşemeler veya daha basiti yüzen beton saplar kullanılmalıdır.

Aşırı ısıtılan odalarda asfalt üzerine yapıştırılmış parkeler çok kirlenecektir, çünkü yumuşayan bitüm, derzlerden yukarı çıkacaktır.

Asfalt şapların çoğunlukla aynı zamanda sızdırmaz tabaka olarak da iş yapmaları beklenir. Fakat pratikte, termoplast bir malzeme olan asfaltın sürekli olarak sıkıştırılması gerekmektedir. Bu da ancak üzerinde çok fazla yürünmesi veya üzerinden tekerlekli araçların geçmesiyle sağlanabilir. Balkon ve çatılarda böyle bir sıkıştırma söz konusu olamadığından beton çatlar ve su sızdırmazlığını yitirir.

Asfaltın hem aşınmaz döşeme, hem de sızdırmaz tabaka olarak kullanılması saçmadır. Sert asfaltta bitüm oranı sadece % 8 – % 12’dir. Gerisi mineral yapı ve dolgu maddelerinden meydana gelir. Eğer asfaltın sızdırmaz tabaka olması isteniyorsa, asfalt mastik olarak gerçekleştirilmesi gerekir. Asfalt, ancak iki katlı asgari kalınlığı 15 mm ve bitüm oranı % 16 olduğu zaman su sızdırmaz bir tabaka yerine geçebilir. Fakat bu sayede döşemenin kullanım tabakası olarak kullanılamayacak kadar yumuşar.

Isıcam S

ISICAM S, ısı kontrol kaplamalı, renksiz cama yakın görünüşlü bir yalıtım ünitesidir.Özellikle konutlar ve kıs şartları için geliştirilmiş olan ISICAM S üniteleri, kışları çok soğuk geçen bölgelerde “pasif güneş kazançları”ndan maksimum yararlar sağlamak için 3. yüzeyde, ılıman iklim bölgelerinde kıs ve yaz şartlarını dengeleyerek optimum fayda sağlamak için ise 2. Yüzeyde kullanılmalıdır.

Sıvı Yalıtkanlar ile Su Yalıtımı Uygulaması

Bir yapıda zemin altında veya üstündeki yapı elemanlarının yüzeylerine yalıtım malzemeleri soğuk ya da sıcak olmak üzere iki şekilde uygulanır.

SOĞUK UYGULAMA

Düzeltilmiş, kurutulmuş ve temizlenmiş yüzeye, soğukta kullanılabilen sıvı haldeki malzemelerin bir veya iki kat halinde uygulanmasıdır.

SICAK UYGULAMA

Düzeltilmiş, kurutulmuş ve temizlenmiş yüzeye, normal şartlarda katı halde bulunan ve ıslatılarak eriyik haline getirilen yalıtkanların bir kat veya daha fazla katlar halindeki uygulamasıdır. Sıcak ve soğuk uygulama ile sıvı halindeki yalıtkanlar kullanılarak yapı elemanlarının dış ve iç yüzeyleri yalıtılabilir. Dış yalıtım için, bina temelinin oturtulacağı zemin üzerine 6-10 cm kalınlığında koruyucu beton dökülür ve üzeri perdahlandıkça yalıtım malzemesi gibi sıvı haldeki veya zift, asfalt gibi ısıtılarak sıvılaştırılan yalıtım malzemeleri sürülür. Temel ve döşeme beton dökülürken yalıtım tabakasının zedelenmemesine dikkat edilir. Temel duvarlarının dış yüzü çimento harcı ile sıvandıktan sonra sıvı haldeki yalıtım malzemesi bir veya daha fazla katlar teşkil edecek ve temel ile duvarın birleşim yerinde boşluk veya aralık bırakılmayacak şekilde sürülür. Gerekirse sürülen yalıtkanın dışında bir koruyucu duvar yapılır. Bina temel duvarının dışından, yalıtım yapılmasına imkan yoksa, yalıtım içeriden yapılır. Döşeme grobetonu ve duvara çimento harcı sıva yapılıp kurutulduktan sonra sıvı haldeki yalıtkan sürülür. Döşemede yalıtım malzemesi üzerine tesviye betonu sürüldükten sonra döşeme kaplaması yapılır. Duvarda yalıtım üzerine yağlı boya veya badana yapılamaz. Duvar kağıdı kaplanamaz.

kaynak : https://www.gnyapi.com.tr/sivi-yalitkanlar-yalitimi

Glaser Yöntemi

Alman DIN 4108 standardında detaylandırılmış,yapı bileşeni nem dengesini değerlendirmek için kullanılan yaygın bir yöntemdir. Glaser metodunda yoğuşma ve buharla şma (kuruma) periyodu olarak iki periyod belirlenmiştir. Yoğuşma periyodunda yapı elemanı içerisinde buharın yoğuşması sonucu su biriktiği kabul edilir, buharlaşma (kuruma) periyodunda ise yapı elemanı içinde yoğuşma periyodu boyunca biriken yoğuşma suyunun tekrar buharlaştığı (kuruduğu) kabul edilir.

Konstrüksiyon içinde su buhar yoğuşumu problemi, Glaser yöntemiyle detaylı bir şekilde incelenebilir. Bu yöntemle,

a) Konstrüksiyon içinde yoğuşmanın olup olmadığı,

b) Konstrüksiyona doğru su buharı difüzyonunun miktarı,

c) Konstrüksiyon arasından geçen su buharı miktarı,

d) Konstrüksiyon içinde yoğuşan su buharı miktarı,

e) Yoğuşmanın olduğu bölge,

f) Su buharının sıvı halde bulunduğu bölge,

g) Su buharının buz halinde bulunduğu bölge,

h) Yoğuşmayı kabul edilebilir bir değere indirmek için, ılık tarafta uygulanacak buhar kesicinin gerekli minimum direnci,

ı) Konstrüksiyon içinde yoğuşmayı önlemek için müsaade edilebilir bağıl nem veya maksimum iç taraf sıcaklığı,

k) Konstrüksiyon içinde yoğuşma tehlikesinin olabileceği bağıl nem ve sıcaklık için iç veya dış tarafta minimum hava şartları ve

l) Yıl boyunca nem dengesi incelenebilir.

Nem dengesi kış periyodu için 2 ay, yaz periyodu için 3 ay ilkbahar ve Sonbahar için 7 aydır.

kaynak : https://www.guneyyapiizolasyon.com.tr/glaser-yontemi

Bina Dış Pencereleri

Son yıllarda yapı cephelerinin pencere yüzeyi oranları, gittikçe artmıştır. Brüt cephenin pencerelerinin yüzey oranı, geleneksel yapı tarzında % 15-25 iken, bu  değer bugün % 35-90’a kadar ulaşmıştır. Bu sebeple bir çok yapı fiziksel sorun ortaya çıkmıştır.

SORUNLAR

Dış cephenin ne kadarının cam yüzey olacağı, şartlara göre, farklı şekilde saptanması gereken bir problemdir. Fazla büyük cam yüzeylerinin hiçbir gerekçe göstermeden ve sadece estetik açıdan değerlendirilerek, yapıya sadece modern bir görünüm kazandırılacak şekilde uygulanması hatalıdır. Bir çok şehirde modern bir yapının, fazla büyük olmayan dış pencerelerle de sağlanacağına dair yeterli kanıtlar mevcuttur.

Doğaldır ki, ısı yalıtımı başta olmak üzere büyük cam yüzeylerin lehinde ve aleyhinde söylenecek çok şey vardır.

Şehre bağlanmış insanın ışık, hava, güneş ve doğaya olan özlemi mümkün olduğunca büyük pencerelere karsı isteği arttırmaktadır. Ama buna karsı zemine kadar ulaşan pencerelerde, ev sahibinin cam yüzeyi alt kısmını çeşitli yöntemlerle dışarıdan içeriyi göstermeyecek hale getirdikleri ve böylece yine belli bir tür duvar paravanası, parapet oluşturdukları görülmektedir.

Büyük cam yüzeyleri savunanlar, büyük pencereler sayesinde kullanılan sahanın arttığını iddia etmektedirler. Pencere yüzeyi küçük olan çalışma odalarında şimdiye kadar kişi basına 15 – 20 m2 zemin alanı düşerken bu değerin, İsviçre’deki aşırı büyük pencereli bürolarda kişi basına 7,4 m2 ye düşürüldüğü, stop – ray camlarından (ışın kesici camlar) büyük pencere alanı olan bir büroda çalışanlara kişi basına sadece 6,5 m kullanım alanı yetmekte olduğu söylenmektedir. Buna karsı pratikte, kafa isçilerinin bu tür “rasyonel” odalardan uzak kalıp, nitelikli konstrüksiyon ve donanımlarına rağmen büyük büroları terk edip tek kişilik
mütevazi büroları tercih ettikleri sık sık görülmektedir.

Büyük pencerelerin sakıncaları da görmemezlikten gelinemez. Seiffert, mimarların büyük cam yüzeylerin neden olacakları büyük enerji – ekonomik dezavantajlar ve fizyolojik hasarlar konusunda aydınlatılmaları gerektiğini söylemektedir. Batı Almanya’da devlet hesaplama merkezi, mimarların yapı tarzının “bir işe yaramaz” olduğunu ileri sürmüş ve o günkü duruma göre “Pencere yüzeyleri tüm dış duvarları kaplarlar ve zemin alanının, yaklaşık % 40 kadar alanları vardır. Diğer odalarda pencereler zemine kadar ulaşır ve zemin alanının % 66’sı kadardır. Yazın büro odalarında 36 oC ye kadar sıcaklıklar ölçülmüştür.Çalışanlar arasında bayılma olayları görülmüştür.” demiştir.

Ülkemizde de bir çok iş yeri ve Resmi Daire binalarında neredeyse dış cephenin % 100 ünü kaplayan pencereler olduğunu biliyoruz. Güneşten korunma levhalarının sonradan eklenmesi çok masraflı olup, dış görünüşü bozduğundan başka, teknik açıdan gerçekleştirilmesi de genellikle olanaksızdır. Özellikle hafif cephelerde büyük pencere alanları, yazın oldukça dezavantajlıdırlar.

Pencere boyutlarının belirlenmesinde mimar, sadece estetik açılardan etkilenmemelidir. Hem konstrüksiyon, hem de ekonomi açısından elverişli pencere boyutunu bulmak hiçte kolay değildir. Pencereler yapılarına ve odanın kullanım alanına göre şu noktalar göz önüne alınarak boyutlandırılmalıdır.

•Gün ışığı gereksinimi,
•Kış durumu (ısı kaybı),
•Yaz durumu (ısı yüklemesi).

kaynak : https://www.guneyyapiizolasyon.com.tr/dis-pencereler

Şikayet Yönetimi

Dış cephe mantolama sektöründe yeniliklerin öncü markası GNYAPI, müşterilerinin istek ve ihtiyaçlarını yerine getirirken lider konumunun gereği olarak kurumsal ve güvenilir olmayı amaç edinmiştir.

Tüm GNYAPI departmanları, müşteri talep ve düşüncelerini sürekli gelişimin bir parçası olarak kabul eder ve sunduğu kalıcı çözümler ile hizmet kalitesini sürekli arttırmayı hedefler.

GNYAPI müşterileri, tüm istek ve önerilerini 444 GNYP / 444 4697 numaralı danışma hattından müşteri ilişkileri sorumlularına aktarabilecekleri gibi gnyapi.com.tr kurumsal web sayfası aracılığı ile de ilgili sorumlulara iletebilmektedirler. Şirket politikası doğrultusunda kendileri ile en kısa sürede iletişime geçilecek ve taleplerini karşılayacak çözümler sunulacaktır.

MEMNUNİYET SÜRECİ

Tüm istek ve ihtiyaçlar gnyapı şikayet birimi tarafından ilgili departmanlara aktarılarak çözüm süreci başlatılır. GNYAPI müşterilerinin istek ve ihtiyaçları şirket gizlilik politikası doğrultusunda 3. şahıslar ile paylaşılmaz.

Tüm istek ve ihtiyaçlar uzmanlar tarafından objektif bir biçimde değerlendirilir.

Çözümün daha hızlı sağlanabilmesi için gnyapı sorumluları, ek bilgi talebinde bulunma hakkına sahiptir.

Çözüm için fiziki kontrollere ihtiyaç duyulduğunda GNYAPI sorumluları uygun gün ve saatleri belirleyerek yerinde incelemeler gerçekleştirir ve gerekli çalışmaları başlatır.

Talep kaydı ancak GNYAPI müşterilerinin istek ya da ihtiyaçlarına çözüm bulunduğunda sonlandırılır.

Müşteri istek ve ihtiyaçları, ISO-9001:2008 kalite sistemi doğrultusunda değerlendirme sürecine tabi tutularak düzeltici/önleyici prosedüründe ele alınır ve tekrarlamaması amaçlanır.