Aylık arşivler: Ocak 2015

AQUAPANEL

Knauf grubuna ait olan ve onların ürettiği çimento esaslı plaklara verilen isimlere Aquapanel denilmektedir. Genleşmiş kilden,agrega ve portland çimentosundan oluşan ön ve arka yüzü cam elyaf file ile kaplı hafif çimento plakalardır.

Hafif bir malzeme olması nedeniyle, üretim sürecinin her aşaması daha kolay hale gelir. Aynı zamanda sağlam bir yapı malzemesidir, bu nedenle geleceğe yönelik planlama yapmak da kolaylaşır. Suya %100 dayanıklı bir yapıya sahiptir.

Geleneksel yapı malzemelerinden daha ince duvarlar sunmasından dolayı, daha yüksek ve daha hızlı bir yatırım getirisi sunar. Daha ferah, eğrisel, yaratıcı ve yüksek performanslı yapıları inşa edebilmek için geleneksel sistemler yerine Aquapanel tercih edilebilmektedir.

Kaynak: https://www.gnyapi.com.tr/aquapanel-nedir

Tesisatlarda ses yalıtımı

nsanların bulunduğu binalarda dışarıdan gelen gürültülerin bina içine girmemesi için önlemler alınması ne kadar önemli isi, bina içinde oluşacak gürültülere karşı önlemler almak da en az o kadar önemlidir. Yapı tesisatlarında çoğu hallerde küçümsenmeyecek ses kaynakları ile karşılaşılmaktadır. DIN 4109 Bölüm 4.1 ve Bölüm 4.2’de “Tesisat ve İşletmesinde Gürültü Korunumu” başlığında gürültüye karşı önlemler kuralları ile tanımlanmıştır. Ses oluşumuna ve malzemelerden yayılan sese karşı alınan tedbirlerin yanında herşeyden önce tesisatta bizzat uygun ses yalıtımı tedbirlerinin alınması gereklidir. Çoğu halde soğuğa ve sıcağa karşı planlanan yalıtımla ses tekniği açısından yapılan iyileştirme birbiri ile bağlantılıdır. Gürültüler tesisat üzerindeki çapraz boru geçişleri, bitişik tesisatlar ve temas ettiği yapı bölümleri vasıtasıyla yapıya iletilebilir. (ses köprüleri) Bina tesisatından kaynaklanan gürültüler, eğer planlanan
ses azaltımı amacıyla, teknik tedbirler alınmadığı takdirde komşu hacimlerde şiddetli seslere neden olacaktır. Bu tip tesisata; sıhhi, pis su, havalandırma ve klima, ısıtma tesisatları örnek olarak verilebilir. Su tesisatları armatür veya tesisatdan iletilen ses tavan ve duvarlar vasıtasıyla çok uzak bina hacimlerinede iletilebilinir.

Hava sesinin yayılmaması için ya ağır malzeme kullanılmalı veya kaliteli ses yutucu malzeme kaplanmalıdır. Ağır malzeme kullanımından gittikçe uzaklaşılan günümüzde hafif ses yutucu malzeme kullanılması kaçınılmaz olmaktadır.

Kitle tesirli sesin iletilmesini önlemek için de katı malzemenin katı malzeme ile direkt temas etmemesi için araya ses yutucu nitelikte fakat belirli basınca dayanımlı esnek bir malzeme (mineral yünler camyünü, taşyünü) konulmalıdır. Mesela tesisatın döşemeyi veya duvarı delip geçtiği yerdeki boşluklar montajdan sonra betonlanarak kapatılmakta, böylece gürültünün oluştuğu katı malzeme olan boru, yine katı malzeme olan betonla temas ettirilmiş olmaktadır. Geçişlerde bu teması önlemek için tesisatın döşeme veya duvar kalınlığı kadar olan kısmına dinamik sertliği düşük ses yutucu prefabrik boru yalıtım malzemesi ile yalıtılabildiği gibi, yangın güvenliği de gözönünde tutulduğunda taşyünü ile de yalıtım mümkündür. Böylece kitle sesi iletimi önlenmiş olacaktır. Pis su tesisatlarının aşırı derecede yüklenmesi ile bölme duvar ve tavan boru geçişlerinden kaynaklanan seslerde bunlara dahildir. Kanal içinden geçen pis su tesisatının neden olduğu ses yayılımı kanal içlerinden ses yutucu iç kaplamalar vasıtasıyla emilmelidir.

Drenaj ve Su Yalıtımı

Çevresel drenaj sistemi, zemin suyunun, toprak altı düşey yapı elemanlarının önünde birikip hidrostatik basınç uygulamasını önlemek amacıyla bodrum duvarlarının önünde oluşturulur. Alansal drenaj sistemi ise, zemine oturan döşemelerin altında, zemin suyunun birikip hidrostatik basınç uygulamasını önlemek amacıyla oluşturulur .

Basınçlı zemin sularına karşı yalıtım, sadece bodrumlu yapılarda uygulanmakta, diğer yapı konumları için böyle bir uygulamaya gerek kalmamaktadır. Basınçlı zemin sularına karşı kullanılan yalıtım malzemeleri ile pozitif (su ile temas eden) veya negatif (su ile temas etmeyen) taraftan sürekli bir engel oluşturulması, basınçlı zemin sularına karşı yapılan yalıtımın esasını teşkil etmektedir. Bu tür uygulamalarda, yapılar, uygulama kolaylığı sağladığından genellikle plak temellerle yapılırlar. Pozitif taraftan uygulama, sağladığı yararların daha fazla ve daha önemli olması nedeniyle basınçlı suya karşı en uygun çözümdür. Negatif taraftan uygulamalar, çoğunlukla sonradan yapılan yalıtım uygulamalarında kullanılırlar.

Basınçlı zemin sularına karşı yalıtımda kullanılan; çimento esaslı su yalıtım malzemeleri (portland çimentosu, kum ve geçirimsizlik sağlayan katkı maddesinden meydana gelmektedir), sürülerek uygulanan yalıtım malzemeleri (üretan, kauçuk, vinil, polimerik asfalt veya bunların bileşimlerini içeren solvent bazlı karışımlardır), örtü/membran şeklindeki yalıtım malzemeleri (termoplastik örtüler, vulkanize kauçuk örtüler, bitümlü örtüler gibi), kil esaslı yalıtım malzemeleri (%85–90 oranında özel kil (montmorillonite kili) ve en çok %15 oranında volkanik kül gibi doğal çökeltiden meydana gelmektedir) yapı elemanı yüzeyine uygulanan malzemelerdir. Beton karışımlarına katılan katkı malzemeleri ise hem pozitif hem de negatif özellikleri birden taşımasına rağmen yüzeye uygulanan sistemler kadar etkin olamamaktadırlar. Çimento esaslı yalıtım malzemelerinin ise hem basınçlı hem de basınçsız zemin sularına karşı kullanılan türleri bulunmaktadır.

Basınçsız zemin sularına karşı yalıtımda, yapı konumuna bağlı bir yükseklikte duvarda bir yatay yalıtım yapılmakta ve bu yatay yalıtım bodrumlu yapılarda duvarlardaki düşey yalıtım ve döşemedeki yalıtım ile birleşmektedir. Zemine oturan döşemeli bodrumsuz yapılarda ise döşemedeki yalıtım ile birleştirilmektedir. Zemine oturmayan döşemeli bodrumsuz yapılarda zemin üzerine serilen buhar kesici örtünün temel duvarları ile birleştirilmesi yeterli olmaktadır.

Basınçlı zemin sularına karşı kullanılan yalıtım malzemelerinin tümü, basınçsız zemin suları için de kullanılabilir. Fakat bunlardan bazılarının maliyeti oldukça yüksek olduğundan basınçsız zemin sularına karşı yalıtımda tercih edilmemektedir. Basınçsız zemin sularına karşı yalıtımda, genellikle, çimento esaslı yalıtım malzemeleri, bitümlü malzemeler (asfalt veya kömür katranı zifti) ve buhar kesici örtüler (genellikle polivinilklorür-PVC ve polietilen-PE’den üretilen örtüler)
kullanılmaktadır.

Tuğla Duvarlar

Yapılarda yük taşıyan esas duvarlar ile yük taşımayan bölme veya panel duvarları tuğla ile örülür. Yapılan duvar kalınlığına, kullanılan tuğla ve harcın cinsine göre isim alır.

Tuğlalar, kil veya killi kütlelerin doğrudan veya bunlara kum gibi uygun maddelerin karıştırılıp su ile hamur haline getirilmesi, kalıplarda şekillendirilmesi ve pişirilmesi ile elde edilir. Esası kildir fakat içerisinde kum, kireç, alçı, demir bileşikleri, organik maddeler bulunur. Diğer maddelerle karışmış olan kil taneleri yüksek ısı derecesinde kaynaşır ve taşlaşmış kütle olur.

El kalıplarında şekillendirilen ve tuğla ocaklarında pişirilen dolu tuğlaya harman tuğlası adı verilir. 40-60 Kg/cm2 yük taşıyabilir. Yığma binalarda taşıyıcı duvarlarda kullanılır. Makinelerde kalıplanıp fabrikada pişirilen dolu tuğlaya pres tuğla denir. 1m2 duvarda 83 adet, 1m3 duvarda 910 adet kullanılır.

TUĞLA DİZİLERİ

Düz Dizi : Tuğla boyları duvar yönünde sıralanarak düzenlenir.

Kilitli Dizi : Tuğla enleri duvar yönüne gelecek şekilde tuğlaların yan yana sıralanmaları ile düzenlenir.

Kılıç Dizi : Tuğlaların 5 cm lik yüzlere zemine gelecek şekilde, yan yana veya uç uca sıralamaları ile düzenlenir.

Blok Dizi : Tuğla delikleri duvar içinde kalacak şekilde ve duvar yönünde olmak kaydı ile dizilir.

Enerji Etkin Tasarımda Çatı ve Cepheler

Yapı kabuğu iç ve dış ortam arasında ara yüz oluşturarak konfor koşullarının sağlanmasında tasarımsal ve iklimsel kurgu açısından etkin rol oynamaktadır. Yapı kabuğunun alt bileşeni olan cephe ve çatılar, enerji etkin tasarım kriterlerini farklı işlevler ile karşılayabilmektedirler. Bu işlevler;

1-Yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanımı
2-Isı yalıtımı
3-Doğal aydınlatma
4-Doğal havalandırma
5-Güneş kontrolü şeklinde sınıflandırılabilmektedir.

Yapı kabuğunun tasarımını etkileyen kriterler iklimsel verilere bağlı olarak şekillenmektedir. Kış döneminde cephede kullanılan açıklık oranı, malzeme seçimi gibi kriterler yalıtım, doğal aydınlatma ve günışığı kazanımına öncelik tanırken, yaz döneminde ise doğal havalandırma, aydınlatma ve gölgeleme önem kazanmaktadır. Yapı kabuğunda iç mekan konfor koşullarının sağlanması ve enerji tasarrufunun gerçekleştirilmesine yönelik geliştirilen sistemler pasif ve aktif yöntemler olarak ikiye ayrılmaktadır.

Soğuk Hatların Yalıtımı

Enerji kayıplarının minimuma indirilerek enerjiye yapılan harcamaların azaltılması yönünde çalışmalar günümüzde eskiye oranla daha ciddi bir biçimde ele alınmaktadır. Soğutmaya yapılan harcamaların, ısıtmaya yapılan harcamalara göre kat kat fazla olması soğuk hatların yalıtımına verilmesi gereken önemi ortaya koymaktadır. Örneğin, yaz aylarında tesisat ısı yalıtımı yapılmamış otellerde kalanlar soğutma konforları için ekstra ödeme yapmak durumundadırlar. Çünkü otel işletmecileri misafirlerinin soğutma konforu için ciddi miktarlarda fatura ödemeleri yapmaktadırlar.

Soğuk hatların yalıtılmasının bir diğer getirisi, mekanik sistemlerin ömrünü uzatarak uzun yıllar sistem performansını korumasıdır. Bu sayede yaşanan mekanlar daha sağlıklı ısıtılıp soğutulacak ve ideal bir ısıl konforu elde edilecektir.

Isı yalıtımının olmadığı veya doğru bir yalıtımın yapılmadığı soğuk hatlarda karşılaşılan en önemli sorun, “Yoğuşma”dır. Yoğuşmanın yarattığı problemler sadece yüksek faturalar ve ısıl konforsuz iç ortamlar değildir. Mevcut tesisatta yarattığı geri dönülmez sonuçların maliyeti çok daha büyük olabilmektedir. Dış cephe firmaları uygulamalarında hatalı malzeme kullanılması sonucu yalıtım malzemesinin verimi düşmekte, tesisatta korozyon meydana gelmekte, yalıtımın üzerindeki kaplamaya dahi zarar gelebilmekte ve sonuçta tüm tesisatın değişmesi zorunlu hale gelmektedir.

İlk yatırım sırasında doğru bir ısı yalıtımı yapılırsa, daha sonra ortaya çıkması kesin olan yoğuşma probleminin çözümü için emek, zaman ve para harcanmasına gerek kalmayacaktır. Ancak, tüm bunların olabilmesi için, bilinçli bir yalıtım uygulaması yap

DUVARLARDA YANGIN YALITIMI

Duvarlarda yalıtım uygulaması; içten, ortadan ve dıştan olmak üzere üç şekilde yapılabilmektedir. İki kattan daha fazla binalardaki taşıyıcı duvarlar, ayak ve kolonlar en az F-90-A sınıfında inşa edilirler.

Duvarlar en az 10 cm kalınlıkta ağır betondan veya üzerleri en az 50 cm kalınlıkta derzleri geçirimsiz monte edilmiş plaklardan kaplanmış olmalıdır. En az bir tuğla kalınlığındaki kagir taşıyıcı duvar, kemer tonoz ve kubbelerin diğer standart ve yönetmeliklere uygun inşa edilmişler ise, 4 saatten kısa süreli yangınlar için ayrı bir kontrolü gerekmez. Kagir sistem çelik gergiler içeriyorsa, yapı elemanlarının yeterli bir zaman stabil kalmasını sağlayacak şekilde hesaplanarak boyutlandırılması zorunludur. Özel yapılarda ek hesaplar istenir.

Tabakalı bir duvarda yalıtım malzemesi, iki rijit tabaka arasına yerleştirilmiş ise, duvarın davranışının kötü olma olasılığı vardır. Zira, rijit tabakaların ince olması halinde, farklı genleşmelerin oluşması ve buna bağlı deformasyon ve bozulmalar olacaktır. Her ne kadar yangın kesici ekran ve engellerin bulunması, ısı tutuculuğunu azaltabilirse de ısıl dirençlerini artırarak yangının geçmesine engel olur. Diğer taraftan, bölme duvarlarında yangına dayanıklı yalıtım malzemelerinden taşyününün kullanılması durumunda yangının mekandan mekana geçişi büyük ölçüde önlenir.

Kaynak: https://www.gnyapi.com.tr/duvarlarda-yangin-yalitimi

Yapı Sınıfları Nelerdir

İnsanların, hayvanları ve bitkilerin ihtiyaçlarını karşılamak için çeşitli yapı malzemeleri ile inşaa edilen tesislere yapı denir. Yapılar içerisindekileri olumsuz doğa koşullarından koruyan, tasarım ile birlikte bir çok yapı malzemesinin bir araya gelerek oluşturduğu bir bütündür.

Yapılarda belirli bir standart olmalıdır, bu standartlar insanların yaşadıkları ortamda konfor ve huzurlu yaşayabilmesi için asgari şartların sağlanmasıdır. Yapılar emniyetli, ekonomik, estetik ve fonksiyonel olmalıdır.

YAPI SINIFLARI NELERDİR.

Yapılar birçok özelliklerine göre değişik şekillerde sınıflandırılabilir.

İNŞAA MAKSATINA GÖRE YAPI SINIFLARI

Konaklama yapıları (otel vb.)

Sağlık Yapıları (hastane vb.)

Dini yapılar (Cami vb.)

Ticaret yapıları (iş merkesi vb.)

Sosyal yapılar (tiyato, sinema vb.)

Ulaştırma yapıları (yol, köprü vb.)

Su yapıları (baraj vb.)

Spor yapıları (stadyum vb.)

Eğitim yapıları (okul vb.)

Anıtlar

Konutlar (ev, apartman vb.)

Endüstri yapıları (fabrika vb.)

TAŞIYICI ELEMANLARINA GÖRE YAPI SINIFLARI

Yapının kaba inşaatına oluşturan ve yük taşıyan elemanların, yapılış ve üzerine gelen yükleri taşıyış şekillerine göre sınıflandırılmasıdır.

Yığma (masif) Yapılar : Binalardaki döşeme ve çatı gibi yatay taşıyıcı sistem yükleri, iç ve dış duvarlar tarafından taşınarak temele nakledilecek şekilde yapılan yapılardır. Bu tür yapılarda yükün tamamını duvar taşıdığı için, yapının bazı bölgelerindeki duvarların değiştirilmesi veya iptal edilmesi tehlikeli ve zordur. Ahşap yığma ve kagir yığma olarak ikiye ayrılırlar.

Karkas İskeletli Yapılar : Bu yapılarda yükü taşıma ve aktarma işlemi şu sıraya göre oluşturulmalıdır. Döşeme ve çatı kendi ağırlıklarını ve üzerlerine gelen yükleri yatay taşıyıcı elemanlar olan kirişlere iletirler. Daha sonra bu kirişler bu yükleri, üzerine oturdukları düşey taşıyıcı elemanlara  yani kolonlara iletirler. Kolonlarda bu yükleri temele iletirler. Yapıdaki bu sistem sayesinde kolonlar arasında boşluklar oluşur. Bu boşlukları kapatmak ve yapıyı bölmelere ayırmak için tuğla veya gaz beton bloklarından duvar örülür. Yapının bir kısmı karkas, bir kısmı da  ahşap yapılabillir. Bu tür yapılara karma yapı, veya yarı karkas, yarı yığma yapı denir.

Ahşap İskeletli Yapılar : Ahşap iskeletli yapılar; yatay ve düşey  taşıyıcı elemanları ağaçtan yapılan bir yapı türüdür. Tarihi evler vb.

Betonarme İskeletli Yapılar : Yatay ve düşey taşıyıcı sistemi betonarme yapı elemanlarından oluşan yapı türüdür. Ülkemizde en çok kullanılan yağı türüdür.

Çelik İskeletli Yapılar : Yatay ve düşey taşıyıcı elemanları çelikten yapılan yapılardır. Bu elemanlar çeşitli cins ve ebatlardaki, profil ve levhalardan; kaynak, cıvata ve perçin gibi birleştirme yöntemlerinden yararlanılarak oluşturulurlar.

Prefabrike Yapılar : Binanın taşıyıcı sistemini oluşturan yapı elemanları, inşaa mahalinde birleştirilebilecek şekilde önceden hazırlanan yapı türüdür. Hafif ve ağır prefabrike olmak üzere ikiye ayrılırlar.

SÜREKLİLİĞİNE GÖRE YAPI SINIFLARI

Yapı kullanım amacına hizmet edecek şekilde planlanırken, kullanım süresine göre geçici ve kalıcı olmak üzere iki kısma ayrılır.

Geçici Yapılar : Kısa ve geçici bir süre kullanılmak ve ihtiyaçlara cevap vermek üzere, başkasının ya da bizzat sahibinin toprağı üzerine yapılan şantiye binası, kulübe, vb. hafif yapılardır.

Kalıcı Yapılar : Süresiz kullanılmak veya uzun bir süre kullanılması ve belirli ihtiyaçlara cevap vermesi için yapılan yapılardır. Tapu siciline kayıtlıdırlar.

BULUNDUKLARI YERE GÖRE YAPI SINIFLARI

Yapılar tamamen büyük bir kısmı yer yüzeyinin altında veya üzerinde inşaa ediliş durumuna göre ikiye ayrılırlar

Alt Yapılar : Yol, su, kanalizasyon, köprü vb. ile zemin seviyesinin altında kalan yapılara denir.

Üst Yapılar : Zemin seviyesinin üstünde yapılan tüm yapılardır.

MÜLKİYETİNE GÖRE YAPI SINIFLARI

Resmi Yapılar : Devletin kamu ve kuruluşlarına yapmış veya yaptırmış olduğu yapılardır.

Vakıf Yapıları : Toplum hizmetlerinin devamlı olarak yürütülebilmesi için şahıs veya kurumlar tarafından yardım ve bağış olarak bırakılan mülk veya kapitalleri işletilen resmi nitelik taşıyan kuruluşlara vakıf denir. Vakıflar tarafından inşaa edilen  veya mülkiyetleri vakıflara devredilen yapılara vakıf yapıları denir.

Özel Yapılar : Şahıs veya işletmeler tarafından inşaa ettirilen veya çeşitli amaçlarla kullanılan yapılardır.

İNŞAA EVRELERİNE GÖRE YAPI SINIFLARI

Kaba Yapı : Temel, duvar, kolon, kiriş, döşeme vb. işleri kapsayan iş grubuna kaba yapı denir.

İnce Yapı : Bir yapıda kaba yapıdan sonra gelen ve sıva, boya, badana, yalıtım, temiz ve pis su tesisatı vb. işleri kapsayan ve kaba yapıyı örten uygulamalara ince yapı denir.

kaynak : https://www.gninsaat.com.tr/yapi-nedir-siniflari-nelerdir

Yapım Aşamasında Duvarlarda Yalıtım

Binaların yapım aşamasında, yapı malzemeleri ile de yalıtım önlemleri alınmalıdır. Duvarlarda izolasyon için delikli tuğla kullanılabilir. Ancak izolasyonu ses ve ısı için iyi bir şekilde sağlamak gerektiğinde ½ tuğla kalınlığında koruyucu  duvar ile bina duvarı arasına izolasyon malzemesi konulmalıdır. Ayrıca ısının en çok geçtiği pencere doğramaları ile duvar birleşim yerlerinde gerekli yalıtım iyi bir şekilde sağlanmalıdır. Eskiden bunu sağlamak için doğrama ile duvar arasına sünger, izofor, katranlı veya ziftli ip çekilebilir. Yeni teknolojiler sayesinde artık köpük yalıtımları ile bu sorunlar tamamen aşılabilmiştir. Doğramalar yerleştirildikten sonra sıva işi, mozaik, parapet ve denizlik işi tamamlanabilir.

Duvar yüzeyinde birleşen farklı malzemeleri asgariye indirmeli veya birleşim yerlerinde yüzeyine heraklit vb. levha çekildikten sonra sıvanmalıdır.

Eğer delik tuğla kullanılarak duvar örülecekse delikler daima duvar içerisinde kalmalı içe veya dışarı bakmamalıdır. Böyle olması durumunda ses ve ısı yalıtımı özelliği kaybolacaktır.

kaynak : https://www.guneyyapiizolasyon.com.tr/duvarlarda-yalitim

Depremden Korunmada Yalıtım Önlemleri

İç ve dış ortamdan kaynaklanan etmenler nedeniyle, başta yapı taşıyıcı sistemi olmak üzere, yapının çeşitli bölümlerinde birtakım hasarlar oluşmaktadır. Taşıyıcı sisteminde hasar oluşmuş yapılarınsa, kullanıcıları fizyolojik ve ekonomik anlamda olumsuz etkilemesinin yanı sıra, deprem gibi doğal af etlere karşı savunmasız kalması söz konusu olabilmektedir.

Türkiye gibi depremle iç içe olan bir ülkede, yapı taşıyıcı sisteminin güvenliğinin sağlanması ve sistemdeki yalıtım uygulamalarının etkin bir şekilde gerçekleştirilmesi oldukça önemlidir. Bu nedenle yapıların, döşemelerinde, duvarlarında ve duvar boşluklarında, çatılarında ve yine derzlerinde yalıtım önlemleri alınmalıdır. Öte yandan, yapılarda alınacak önlemler, yapının bulunduğu iklim koşullarına, işlevsel ya da estetik kaygılara göre değişiklik gösterse de, bazı temel prensiplerin detaylarda, doğru bir şekilde uygulanması önlemlerin işlerliği açısından önemlidir. Bu anlamda örneğin;

Tasarım aşamasında, yapılarda kullanılan ürünlerin birbiriyle uyumlu çalışabilecek özellikte seçilmesi,

Aynı zamanda, ürünlerin iç ve dış çevresel etmenlere karşı dayanımı yüksek ürünlerden seçilmesi,

Uygulama aşamasında, ısı köprüleri oluşturulmaması,

Yalıtım uygulaması yapılacak yüzeyin temiz ve sorunsuz olması,

Yalıtım uygulamaları sırasında, aşamalar arasındaki sürekliliğin sağlanabilmesi,

Kullanılan ürünlerin teknik şartnamelerinde belirtilen şekilde uygulanarak zarar görmemesi,

Genleşme derzlerinin kapatılmaması,

Yalıtımın sürekliliğinin tüm yapıda sağlanması gibi konulara özen gösterilmelidir.

kaynak : https://www.guneyyapiizolasyon.com.tr/deprem-yalitim-uygulamalari