Aylık arşivler: Ağustos 2015

Çelik Yapılar

Demir çelik kullanımı çok uzun yıllara dayanmaktadır. Ham demir üretiminin başlamasıyla birlikte demir yapı malzemesi olarak kullanılmaya başlanmıştır. Demir kullanarak inşaa edilmiş ilk yapılar köprülerdir.  İlerleyen yıllarda ham demirin sıvı haldeyken arıtılması sağlanmış ve dökme çelik üretimi ortaya çıkmıştır. Çelik yapılar hızlı inşaa edilebilmesi nedeniyle yaygın kullanılan bir malzeme haline gelmiştir. Bazı dökme çelik ürünleri; çelik font, su çeliği, gri font olarak ayrılırlar.

Yapı malzemesi olarak çelik, demirin, silisyum, mangonez, alüminyum, bakır, krom, nikel, molibden, bor, vanadiyum, vb. gibi elementler ile teşkil ettiği alaşımdır. En önemli katkı maddesi karbon, çeliğin sertliğini ve mukavemetini arttırır, ancak işlenebilirliğini diğer bir deyişle şekil değiştirme ve kaynaklanabilme özelliğini azalttığı için belli bir oranı geçmemesi gereklidir. Çeliğin birleştirilmesi ayrılması zorlayıcı bir durum değildir. Çelik birleştirme araçları; perçin, bulan(çıvata), kaynak olarak ayrılır. Çelik yapılar kullanım ve kurum esnekliği sebebiyle mimarı açıdan güzel projelerde çıkmasına olarak sağlar.

Çelik Yapıların Avantajları

  • Çelik yapılarda takviye ve taşıyıcı elemanların değiştirilmesi nispeten kolaydır.
  • Çelik yapılar sökülüp yeniden kullanılabilir.
  • Montaj tamamlandığı anda tam yükle çalışırlar, beklemek gerekmemektedir.
  • Uygun planlama ile az iskeleli inşaat mümkündür.
  • Çelik taşıyıcı elemanlar, büyük ölçüde atölyelerde hazırlanır. Şantiyede yalnız montaj işleri yapılır. Bu bakımdan inşa süresi kısadır, ayrıca hava koşullarından neredeyse bağımsızdır.
  • Burkulmasız durumda çeliğin çekme mukavemeti, basınç mukavemetine eşittir.

Ahşap Kaplama

Ahşap, insanoğlunun eski çağlardan beri kullandığı malzemelerden biridir. Eskiden barınma, korunma gibi gereksinimleri karşılamak kullanılmaktaydı. Ormanların çeşitli sebeplerle azalması, yerine yenisinin geç gelmesi, ahşap malzemeleri daha değerli bir hale getirdi. Bu yüzden, günümüzde konut ve benzeri yerlerde tercih edilen yapı malzemeleri; betonarme ve çelik sistemleridir. Ahşap yerine bazı yapı elemanlarında plastik, metal, alüminyum, beton ve çimento mamulleri kullanılmasına rağmen ahşap görünüş, izolasyon, ahşap kaplama ve istenilen şeklin kolayca verilmesinden dolayı yine tercih nedeni olmaktadır. Türkiye’de 8.000 yakın ağaç işleyen tesis bulunmaktadır. Son yıllarda önemli gelişmeler gösteren Türkiye ağaç ürünleri sektörü ahşap kaplama, kapı, pencere, mutfak ve diğer mobilya üretiminde uluslararası standartlara ve kaliteye ulaşmıştır. Ahşap kaplama, özel makinler ile estetik hale getirilen ahşap malzemenin yapılarda koruma, süsleme, estetik tasarım katmak için kullanılır.

Ahşap bir yapı elemanın da kullanılacak kerestede, lif, budak ve imalat hususları göz önünde tutularak bir kalite aranır. Bu bakımdan ahşap, kalitesine göre 3 sınıf olmak üzere üç sınıfa ayrılır. Sınıf numarası büyüdükçe kabul edilebilir kusur miktarı artmaktadır. Dolayısıyla emniyet gerilemesi ve kalitesi düşmektedir.

Ahşap kusurları

Ahşabın imalat kusurları

Genel olarak ahşabın imalat kusuru biçme sırasında, insan ve biçme aletlerinden kaynaklanan kusurlardır.

Ahşabın Bünye Kusurları

Ahşabın kusurları genellikle ağacın büyüme esnasında ve kereste haline getirildikten sonraki depolama esnasında meydana gelen kusurlardır.

Ahşabın Bozulmasına Neden Olan Faktörler

Ahşap birçok nedenden dolayı bozulabilen bir malzemedir. Ahşap bünyesinde bozulmaya etki eden faktörler 5 grup altında toplamak mümkündür;

  • Güneş radyasyonunu,
  • Kurt ve böcekler,
  • Bakteri ve mantarları,
  • Hava ile suyun sürekli etkisi yangın etkisi

İstanbul Konut Projeleri

Konut projeleri, başladığı günden bu yana sürekli bir gelişim sürecindedir. Göçebe hayatın sonlanmasından sonra, yaşanılan konutlarla ilgili sürekli yeni fikirler geliştirmiş ve daha yaşanabilir alanların yaratılması amaçlanmıştır. Konutların insan hayatında önemli bir yere sahip olduğunu bilinmektedir. Yaşadığımız evler, çalıştığımız işyerleri vb. yerlerden yararlanarak yaşamımızı sürdürürüz. Konut projeleri, ekonominin, iş sağlamanın, sanayinin de en önemli ve etkin unsurudur.

İnşaat projeleri gerektiği şekilde yapılamadığında, deprem, yer kayması, sel baskını, yangın vb. afetlerde gerçekler ortaya çıkar. Konut projesi gerçekleştiren her şirketin; yapılarda kalite, estetik, yapı sağlığı vb. tüm konuları ele alarak projeler geliştirmesi gerekmektedir. Ayrıca, proje sürecinde organizasyonun iyi kurulması, risk unsurlarının düşünülmesi, iş güvenliğine çok dikkat edilmesi, stratejik planlama ve finans analizinin doğru yapılması gerekmektedir. Konut projelerinde önemli olan nitelikler; yasalara uygunluk, sağlamlık, işlevsellik, rasyonellik, güzellik, sağlık, kalite ve çağdaşlıktır.

Konut projelerinde bu unsurların hepsi kurallara uygun ve doğru yapıldığı sürece, projenin başarılı olması kaçınılmaz olur. GN İNŞAAT olarak, İstanbul konut projelerine bu kuralları ve hassasiyeti dikkate alarak yaklaşmaktayız.

GN İNŞAAT İstanbul Konut Projeleri

Kent Apartmanı Küçükyalı Konut Projesi

Maltepe Ticaret Konut Projesi

Sancaktepe Konut Projesi

Kireç Nedir

Kireç, yüksek sıcaklıkta (900-1000oC), kalker taşının 5-10cm boyutlarında parçalar halinde kırılarak pişirilmesiyle elde edilen bir malzemedir. Kalsiyum ve magnezyum oksitlerin veya hidroksitlerin fiziksel ve kimyasal durumlar içinde bulunduğu çeşitli oluşumlara verilen genel isim olarak tanımlanır. Kalker taşının uygun sıcaklıklarda kireç fırınlarında yakılarak, içerisindeki karbondioksit gazları atılır ve kolayca ufalanabilir hale gelir.

Kireç, kullanımı eski yıllara dayanan bir bağlayıcı malzemedir. Kirecin hammaddesinin ana bileşeni kalsiyum karbonat ve magnezyum karbonat olduğu bilinmektedir. Kireç, çimento ve alçı gibi suya karşı hassasiyet göstermez. Kireçlere uygun olduğu boyutlardan daha küçük veya daha büyük farklı boyutlar elde etmek, verimlilik yönünden pek uygun olmaz.

Kalsiyum kökenli kayaçlardan elde edilen kireçler Magnezyum kökenli kayaçlardan elde edilenlere göre daha beyazdır. Kireç hammaddesinin pişirilme sıcaklığının fazla olması iyi olmadı gibi az olması da iyi değildir. Kirecin iyi pişip pişmediğini anlamak için pişmiş fakat sönmemiş kirecin üzerine asit damlatmak suretiyle anlaşılabilir. Eğer asit döküldüğünde köpürme yoksa pişme işlemi iyi yapılmış demektir. Köpürme olur ise pişme iyi olmamış demektir. Kireç üretiminde iki aşama söz konusudur; bunlardan ilki kirecin pişirilmesidir. İkincisi söndürülmesidir. Sönmüş kireç, havadan karbondioksit alarak sertleşir. Pürüzlü yüzeyde sertleşme, perdahlı yüzeylere göre daha kısa sürede gerçekleşir. Pratik olarak yeni yapılmış inşaatlarda duvar sıvasının daha çabuk sertleşmesi için mangal kömürü yakılarak bünyede mevcut bulunan suyun buharlaşması sağlanır.

Üretilen kireç toz kireç olacaksa, helezonlu söndürücülerle kireç için hesaplanan su miktarı, su veya su buharı olarak kirece uygun şekilde verilerek toz haline getirilir. Herhangi bir öğütme işlemine gerek duyulmaz. Toz haline getirilen kireç, 25 kg’lık torbalarla piyasaya sürülür. Toz torba kireçler, iyi torbalanması durumunda ortalama olarak 9 ay bozulmadan özelliğini korur. Üretim söndürülmemiş olacaksa fırından çıkan kireci herhangi bir işleme tabi tutulmadan ortam sıcaklığına geldikten sonra piyasaya ulaştırılır. Kireç kullanım yerinde söndürülecek kullanılır.

KAYNAK: https://www.gninsaat.com.tr

Tuğla Çeşitleri

Makine Tuğlaları

Balçığın ve killi toprağın harman edilip veya ayrı gerektiğinde su, kum, öğütülmüş tuğla ve kiremit tozu, kül ve benzeri malzemeler karıştırılarak makinelerde şekillendirildikten sonra fırınlarda pişirilmesi ile elde edilen ve duvar yapımında kullanılan malzemelerdir. Bu tuğlalar düzgün yüzeyli keskin köşeli boşluksuz bir yapı gösterirler. Tuğlalar boyutlarına, delik durumlarına, dolu olmalarına, birim ağırlıklarına ve basınç dayanımına göre sınıflama yapılabilir. Boyutlarına göre tuğla çeşitleri normal tuğla, modüler tuğla, blok tuğla olarak ayrılırlar.

Klinker Tuğlaları

Sinterleşmeye kadar pişirilmiş, birim ağırlığı ve basınç dayanımı yüksek, dona dayanıklı duvar tuğlasıdır. Su emmeleri oldukça azdır (%2-%3). Su içinde kalan duvarlarda kullanılır.

Sinterleşme: Şekillendirilip kurutulmuş tuğla hammaddesinin eritilmeye yakın bir duruma kadar pişirilmesiyle elde edilir. Camsı bir yüzey oluşturduğu için su emmesi düşüktür.

Cephe Tuğlası

Cephelerde dekoratif amaçlı kullanılan tuğlalardır. Su emmesi düşük olduğu için donmaya karşı dayanıklıdır. Genellikler 190x90x50 mm boyutlarında delikli olarak üretilmektedir.

Ateş Tuğlası

Bu tuğlanın hammaddesi killi kuvars dır. Ateş tuğlaları kalıplandıktan sonra uygun sıcaklıkta pişirilerek elde edilirler. Yüksek ısı (2550C)’ya kadar dayanıklılık gösterir. Kullanılacak yerlere göre istenilen boyutta üretilirler.

Baca Tuğlası

Genellikle bu tuğlalar baca yapımında kullanılırlar. Baca tuğlaları daire ve kare kesiti tek baca tuğlaları yanında, şömine ve şönt bacalar içinde tuğla baca tuğlası üretilmektedir. Bu tuğlalarla baca çekişi daha iyi olur. Duman ve kömür isini dışarıya kolay kolay sızdırmaz. Yüksek ısıya dayanırlar, ısıdan dolayı çatlama olmaz. Bu tuğlalara; yuvarlak delikli, kare delikli, şömine baca, şönt baca isimleri verilmiştir.

Dekoratif Tuğla

Dekoratif görüntünün ön plana çıktığı ve taşıyıcı amacı olmayan yerlerde kullanılır. Değişik desenlerde ve boyutlarda üretilmektedir.

KAYNAK: https://www.gninsaat.com.tr

Alçı Nedir

Doğada alçı taşı ve jips olarak bilinen kayaçlar alçıların ham maddesidir. Alçı hammaddesi, belirli boyutlarda kırılarak küçük kütlelere ayrıldıktan sonra 120-190OC arasında bir sıcaklıkta kısmi bir dehidrasyona uğratılmasıyla elde edilir. Alçı içerisinde %10-12 Ca C03, kil, demir oksit, kum ve koloidal SİO2 bulunur. Bu maddeler, alçının sertlik direncini arttırır. Alçının hammaddesi, çoğunlukla beyaz ve yumuşaktır. Yoğunluğu yaklaşım 2.3gr/cm3 civarındadır. Asitlerden etkilenmez, suda az çözünür, tuzlu sularda daha çabuk çözünür.

Hammadde 125OC’den sonra kristal suyunu kaybederek yarı hidrate halinde gelir. Pişirme sıcaklığına göre birçok alçı çeşidi elde edilmektedir. Alçılara değişik özellik kazandırmak için katkı maddeleri de ilave edilmektedir. Yarı hidrate olan alçıya tekrar su katılırsa reaksiyon tersine döner. Eski haline dönüşmesi 10-15 dakika sürede oluşur. Bu süreyi azaltmak için zayıf asitler sirke, tutkal, şeker, gliserin, talk gibi katkılar kullanılır.

Alçıya kendi ağırlığının %25’i kadar su ilavesi yeterli gelir. Fakat bu su miktarı ile yapılan alçı hamuru çok kısa bir zamanda sertleşir. Alçı tutkalı su ile yoğrulursa daha geç sertleşir. Fakat sertleştikten sonra daha sert bir yapı meydana getirir. Eğer bu karışımla yapılan alçı elemanı düzeltilir, cilalanırsa mermer görünümü verir. Bu tip bir karışım, kurak iklimlerde bina dış cephesinde kullanılabilir.

Alçılar toz halinde torbalı şekilde piyasada bulunurlar. Genel olarak renkleri beyaz, gri beyaz, sarımsı beyaz veya kırmızımsı beyaz olabilir. Aynı zamanda alçı iyi bir termik yalıtım malzemesidir. Alçılar, katılaştıkları zaman ortalama olarak %1’lik hacim artışı gösterirler. Alçı, asit nitelikte olduğundan demiri, korozif etki yaparak paslandırır. Alçı gözenekli bir yapıda olduğundan, metalde meydana gelecek korozyon çok hızlı olur. Bu da renk ve metal aksam açısından istenmeyen bir özelliktir. Alçıların taş, tuğla ve benzeri kâgir yüzeylere aderansı oldukça yüksektir, fakat ahşap, cam cilalı ve benzeri kaygan parlak yüzeye aderansı oldukça zayıftır. Alçılar toz halinde iken havadaki rutubetten etkilenerek sertleşirler ve bu durum mukavemet kaybına neden olabilir. Bu özelliğinden dolayı alçı, çok iyi korunmalı ve depolanmalıdır.

KAYNAK: https://www.gninsaat.com.tr

İnşaat Giderleri

Şantiye ve inşaat giderleri çok iyi incelenmesi ve takip edilmesi gereken bir süreçtir. İnşaat işleri, ekibi buldum ve hemen işe koyulalım bitirelim değildir. İnşaatın bir işletme gibi irdelenip, finans planlarının çok iyi yapılması gereklidir. İnşaat gider planlaması düzgün yapıldığında süreç daha hızlı ve güvenli ilerleyecektir. Şantiyeler, inşaat alanında kullanılacak malzemelerin depolanması ve çalışanların gerekliliklerini karşılamak amacıyla kurulur. Şantiye giderleri; şantiye kuruluş giderleri, şantiye işletme giderleri ve personel giderleri olmak üzere ikiye ayrılırlar.

İnşaat Giderleri Genel Olarak Aşağıdaki Gibidir

  • Banka ve Piyasa Kredileri
  • Her Türlü organizasyon ve eleman giderleri
  • İnşaat Malzeme Giderleri (tuğla, çimento vb.)
  • İnşaat Makine Giderleri (İş makineleri, üretim tesisleri)
  • Ekipman Giderleri (kalıplar, iskeleler vb.)
  • Şantiye Giderleri
  • Lojistik Giderleri
  • Tamir ve bakım giderleri
  • Yeme, içme Giderleri
  • Akaryakıt Giderleri
  • Haberleşme Giderleri
  • Ofis, Barınma giderleri
  • Elektrik, su, ısınma vb. genel ihtiyaç giderleri
  • Vergiler ve harçlar

Kentsel Dönüşüm Yardımları

Yıkılan veya uygulama alanı haline gelen yerlerde, isteğe ve kurallara uyulduğu taktirde

kentsel dönüşüm yardımları ile faydalanılabilir. Maliklerin tahliye tarihinden itibaren konut ve işyerlerinin teslim tarihine veya ilgili kurumca belirlenecek tarihe kadar, geçici konut veya işyeri tahsisi, mümkün olmaması halinde ise, Bakanlıkça kararlaştırılacak aylık kira yardımı yapılabilir.

Yapılan kentsel dönüşüm kira yardımı 18 ayı geçmemek şartıyla, aylık 600 TL’dir. Ayrıca Türkiye İstatistik Kurumu tarafından yayımlanan Tüketici Fiyatları Endeksi oranında güncellenir. Taşınmaz masrafları da dikkate alınarak, kira yardımının ilk beş aya kadar olan kısmı, peşin ödenebilir.

Bakanlıkça belirlenecek bilgi ve belgelere istinaden riskli olan veya rezerv yapı alanlarından ilgili kuruma, riskli alan dışındaki riskli yapılarda ise Müdürlüğe yapılır.

Kira yardımları; Riskli alan veya rezerv yapı alanlarında talebin uygulamayı yapan idare veya TOKİ’ce uygun görülmesi ve onaylamak üzere Bakanlığa gönderilmesi üzerine, ilgililerine ödenmek üzere idare veya TOKİ’nin hesabına, Riskli alan dışındaki riskli yapılarda talebin Müdürlükçe uygun görülmesi ve onaylamak üzere Bakanlığa gönderilmesi üzerine, doğrudan riskli yapı maliklerinin hesap numaralarına veya ilgililerine ödenmek üzere idarenin hesabına yapılır.

Kira desteği yanında 6306 sayılı Kanun kapsamında kredi kullanacak gerçek veya tüzel kişilerin bankalardan kullanacağı kredilere; Hazine Müsteşarlığı’nın bağlı bulunduğu Bakanın teklifi üzerine Bakanlar Kurulu tarafından belirlenen oranlarda Dönüşüm Projeleri Özel Hesabı’ndan karşılanmak üzere faiz desteği verilebilir.

İdare veya TOKİ, Kanun kapsamında yaptıkları uygulamalarda kendi bütçelerinden kira yardımı yapabilir. Kentsel dönüşüm projelerinde, Dönüşüm Projeleri Özel Hesabı’ndan aynı kişiye hem kira yardımı hem de faiz desteği yapılamaz. Kira yardımından faydalananlar faiz desteğinden faydalanamazlar, faiz desteğinden faydalananlar ise kira yardımından faydalanamazlar.

Kentsel Dönüşüm Lisanslı Kuruluşlar

Çevre ve Şehircilik Bakanlığının belirlediği kentsel dönüşüm firmaları, riskli yapı tespitlerini yapabilmektedir. Çevre ve Şehircilik Bakanlığının belirlediği kriterlere uyan kuruluşlara bu lisans vererek, riskli yapıları tespit edebileceklerini belirtir. Kentsel donusum lisanslı kuruluşlar resmi internet sitesi üzerinden duyurulmaktadır.

Bu lisansa sahip kuruluşların ülke genelindeki her yerde riskli yapı tespiti yapabilme hakları mevcuttur. Riskli yapı tespitini yapan kuruluşlar 02/07/2013 tarihinde Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanunun Uygulama Yönetmeliğine göre;

  • Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca,
  • İdarece (Belediyeler ve İl Özel idareleri)
  • Bakanlıkça lisanslandırılan,
  • Üniversiteler,
  • Kamu kurum ve kuruluşları,
  • Sermayesinin en az %40’ı kamu kurum ve kuruluşlarına ait olan şirketler,
  • Depremden Korunma, deprem zararlarının azaltılması ve deprem mühendisliğinin gelişmesine katkıda bulunmak gibi konularda faaliyet gösteren sivil toplum kuruluşları,
  • 29/06/2001 tarihli ve 4708 sayılı Yapı Denetim Hakkında Kanuna göre Bakanlıktan izin belgesi almış yapı denetim kuruluşları ile laboratuvar kuruluşları,
  • 27/01/1954 tarihli ve 6235 sayılı Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Kanunu uyarınca, inşaat jeoloji ve jeofizik mühendisleri odalarına büro tescilini yaptırmış kurum ve kuruluşlardır.

Kentsel dönüşüm uygulamalarından yararlanmak isteyen vatandaşlarımızın özellikle kentsel dönüşüm belgesine sahip firmalara bunu yaptırması gereklidir. Belgeye sahip olmadan yapılan tespitin hiçbir geçerliliği yoktur.

Beşik Örtüsü Oturtma Çatılar

İki eğik düzlemin bir ara kesit boyunca kesiştiği ve bu ara kesitin düzlemlerin en yüksek doğrusunu oluşturduğu çatı şekli beşik örtüsü çatı olarak tanımlanır.

Bu tanıma göre, en basit beşik örtüsü oturtma çatıda, genelde bina genişliğinin ortasında yatay bir mahya ve mahyaya paralel olarak da iki damlalık aşığı bulunur.

Önce de açıklandığı gibi böyle bir çatıda aşıklar arasındaki yatay uzaklık, merteğin optimal çalışma açıklığı olan 2,75-3,00 m’dir. Bina genişliğinin artmasına paralel olarak aşık sayısı da artacaktır. Normal koşullarda beşik örtüsü çatı simetrik olacağından, bina genişliğinin 7,50-8,00 m olması durumunda damlalık aşıklarından itibaren mahyaya doğru yatay 2,75-,3,00 m aralık alınarak birer aşık yerleştirilir ve bu iki aşık arasında kalan açıklık, her iki taraftaki merteklerin yaklaşık 1’er m konsol çalıştırılmasıyla geçilebilir.

Bina genişliğinin 10,00-12,00 m’ye ulaşması durumunda mahya aşığı ile damlalık aşığı arasına birer ara aşık koymak gerekecektir.

Mahyanın ortada olmaması durumunda çatı eğimi her iki yüzeyde aynı kalacak şekilde, yalnızca mahyanın yeri değiştirilmek suretiyle sorun çözülebilir. Bu tür bir çatıda mahyanın yakınındaki alın duvarının yüksekliği artacağı için alın duvarının kalınlığı en az 19 cm olmalıdır. Böyle bir çatının çözümünde ilke düzeyinde herhangi bir farklılık söz konusu değildir.

Kalkan duvarının, çatının mahya kotuna kadar yükselmesi gerektiğinden, kalınlıkları en az bir tuğla olmalı; olağanüstü durumlar için bu duvarın stabilitesini artıracak önlemler alınmalıdır. Kalkan duvarının üzerindeki eğik olarak betonarme bir hatıl yapılması ve bu hatılın düşey hatıllarla döşeme bağlanması ya da kalkan duvarlarının tuğla destek duvarlarıyla stabilitesinin artırılması, alınacak başlıca önlemler olarak sayılabilmektedir. Çatıda damlalık aşıklarının bulunduğu yerlerde alın duvarlarının yükselmesi gerekmeyeceği için kalınlığı 9-10 cm’lik bir tuğladan alın duvarı yapılabilir.

Beşik örtüsü oturtma çatı kare ya da dikdörtgen planlı olması dışında L,T ve U plan şekilli de olabilir. Bu plan şekilli beşik örtüsü oturtma çatılarda temel ilkeler değişmemekle birlikte bu şekillerle ilgili bazı değişiklikler oluşur. Özellikle L,T ve U plan şekilli çatılarda dikdörtgen plan şekilli çatılara göre eğik mahya ve eğik dereler oluşur.

KAYNAK: gnyapı