Kategori arşivi: Genel

Kentsel Dönüşüm Projeleri

Kentsel dönüşüm projeleri, göç ve hızlı kentleşme sonucunda oluşan çarpık, dayanıksız, ekonomik ömrünü yitirmiş ve sağlıksız yapıların veya alanların yeniden yapılandırılmasını amaçlayarak yapılmıştır. Bu şekilde kentlerin yaşam standartları iyileştirilerek, yaşanabilir ortamlar yaratılmış olur. Dünyada uygulanan kentsel dönüşüm projelerinde, uygulama yapılacak alanlarda yaşayan halkın planlama ve uygulama aşamasında projeye katılımları sağlanması için çalışmalar yapılmaktadır. GN İNŞAAT olarak kentsel dönüşüm projelerinin her sürecinde projenin geliştirildiği alanda yaşayan insanların mağdur olmaması için her süreci ortak yürütmek temel prensibimizdir. Proje alanında yaşayan insanların beklentilerini ve isteklerini önemseyerek, uygulama aşamalarında projeye katılım göstermeleri daha sağlıklı ve beklentilere uygun sonuçlar çıkmasını sağlamaktadır.

Kentsel Dönüşüm Projelerinde, riskli yapının iyileştirilmesi kararı çıktığında, ciddiyet ve hassasiyetle işlemesi gereken bir süreç başlamaktadır. Kentsel dönüşüm her yerde aynı tip projelere sıkıştırılmış yaşam formları değildir, kentsel dönüşüm sadece konutları yenilemek değildir, kentsel dönüşüm konutlar yenilenecek diye insanları oturdukları yerden uzaklaştırmak değildir. Şirket olarak kentsel dönüşüm projelerindeki anlayışımız, risk tespitlerin düzgün yapılması, hukuk süreçlerinin doğru işlemesi, inşaat sürecinin tamamının düzgün yönetilmesi, proje alanında yaşayan insanların ortak ihtiyaç ve özelliklerine uygun, onları bütünleştirecek projeler geliştirmektir.

Kentsel dönüşüm projelerini, insanları anlayarak ve süreçleri ciddiyetle yürüterek, stratejileri ve bütün politikaları doğru geliştirmek en önemli unsurdur.

KAYNAK: https://www.gninsaat.com.tr/kentsel-donusum-projeleri

Rezerv Yapı Alanı

Rezerv yapı alanı, yeni yerleşim alanı olarak kullanılmak üzere TOKİ’nin veya idarenin talebine bağlı olarak Maliye Bakanlığı’nın uygun görüşü alınarak Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından belirlenen alanlardır.

6306 sayılı yasaya göre; Bir bölgeyi riskli alan olarak ilan etmek için çeşitli teknik raporlar istenirken yeni yerleşimlerin kurulacağı rezerv yapı alanı tespitinde sadece Maliye Bakanlığı’nın görüşünün alınması yeterlidir. Rezerv alan ilan edilecek bölgeye sadece Çevre ve Şehircilik Bakanlığı karar vermektedir.

Rezerv yapılarda plan ve proje değişikliği yapma yetkisine sahip kurum Çevre ve Şehircilik Bakanlığıdır. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı rezerv yapı alanında istediği gibi plan ve proje yapma yetkisine sahiptir. Yine Bakanlık rezerv yapı alanındaki taşınmazların mülkiyet ve imar haklarını başka bir alana aktarma kararı da olabilir. Rezerv yapı alanlarında her türlü imar ve yapılaşma hizmetleri durdurulabilir; taşınmazların satışını, devrini ve kiralanmasını yasaklayabilir. Yapıların, elektrik, su ve doğalgaz kesilebilir.

Rezerv yapı alanında bulunan sağlam binalar da proje bütünlüğü gerekçe gösterilerek yıkılabilir. Rezerv yapı alanı olarak ilan edilecek alandaki özellikler; kentsel dönüşümün yapılacağı bölgeye yakın olmalı, tercihen kamu mülkiyeti bulunan arazilerden olmalı, yeni yerleşim alanı olarak kullanılmaya elverişli olmalı, boş arazi olmalı ve afet risklerine karşı önlem alınarak yapılanmaya uygun olmalıdır.

Kaynak: https://www.gninsaat.com.tr/rezerv-yapi-alani-nedir

Son Kat Kaplamanın Uygulanması

  • Çimento esaslı, lif takviyeli dekoratif mineral sıva uygulanması; üreticinin tavsiyesi doğrultusunda belirlenen ölçekte su ile uygun karıştırıcı ile homojen bir şekilde karıştırılarak çelik mala yardımıyla yüzeye uygulanır ve ardından plastik mala ile dairesel hareketler ile yüzeye desen verilir. Uygulanacak kaplamaya uygun, üretici firmanın öngördüğü özel astar ile tüm cephe astarlanmalıdır. Çimento esaslı mineral sıva üzerine dış cephe boya uygulamasına astarlama işleminden en az 12 saat sonra geçilmelidir.
  • Siliko-silikat esaslı tekstürlü kendinden renkli hazır sıva, homojen bir hale gelene kadar iyice karıştırılarak çelik mala yardımıyla astarlanmış yüzeye uygulanır ve ardından plastik mala ile dairesel hareketler ile yüzeye desen verilir.
  • Akrilik ve akrilik esaslı silikon katkılı kendinden renkli hazır sıvalar homojen bir hale gelinceye kadar iyice karıştırılarak çelik mala yardımıyla astarlanmış yüzeye uygulanır ve ardından plastik mala yardımı ile dairesel hareketler ile yüzeye desen verilir.
  • Akrilik ve akrilik esaslı silikon katkılı kendinden renkli tekstürlü dış cephe kaplaması homojen bir şekilde karıştırıldıktan sonra astarlanmış yüzeye rulo yardımı ile uygulanır ve uygun rulo yardımı yukarıdan aşağıya doğru yüzeye desen verilir.

Geniş yüzeylerde ek yeri ve renk geçişleri olmaması için gerekli tedbirler alınmalıdır. Belirli alanlar kağıt bantlar ile bölünmelidir. Mineral sıva ve hazır renkli sıvalar ile yapılan uygulamalarda yüzeye dairesel hareketlerle plastik mala ile desen verilmelidir

 

Dış Cephe Kaplama

DIŞ CEPHE KAPLAMA

Dış cephe kaplamaları konutlara zarar veren yağmur,rüzgar,kar,güneş gibi dış hava koşullarına karşı etkin bir koruma sunarken aynı zamanda estetik olarak binanın mimari tarzını tamamlamak için de kullanılır. Dış cephe kaplaması ses iletimi en aza indirirken, ısı ve su yalıtımı da sağlayarak binanın ömrünü de uzatır.

Kaplama malzemeleri genellikle binanın tasarım ve estetik görünümüne uygun olarak seçilir ve uygulanır. Uygulamayı gerçekleştireceğiniz dış cephe kaplama şirketi de kaliteli ve profesyonel olmalıdır. Türkiye’de ağırlıklı olarak ahşap, prekast, american siding, yalı baskı kaplamaları, kompozit (alucobont), granit, alüminyum, doğal taş ve cam cephe kaplamaları kullanılmaktadır, Amerika,Kanada ve Avustralya gibi ülkelerde dış cephe firmaları yaygın olarak (ısıl şartlara bağlı olarak) ahşap dış cephe kaplamalarıyla birlikte, american siding dış cephe kaplamaları kullanılmaktadır.

DIŞ CEPHE KAPLAMA MALZEMELERİNİN ÖZELLİKLERİ

  •  Atmosferin kimyasal etkilerine dayanıklı olması,
  • Güneş ışınlarının zararlı etkilerinden bozulmaması,
  • Sıcaklık farkları dolayısıyla oluşacak genleşme ve daralmalardan zarar görmemesi,
  • Yağış sularından bozulmaması ve suyu içine almaması,
  • Don etkisiyle bozulmaması,
  • İçten gelen ve iç yüzeyde oluşan buharın dışarıya çıkmasına engel olmaması gibi temel özelliklere sahip olmaları gerekir.

Yapı fiziğiyle ilgili olan bu özelliklerinin yanı sıra malzemeler binanın görünen yüzünü oluşturduğu için, doku özellikleriyle birlikte estetik yönden de binayı güzelleştirecek niteliklere sahip olması beklenir.

Dış cephe kaplama malzemeleri uygulama bakımından temelde 5 grupta ele alınır.

  • Dış Sıvalar
  • Yapıştırıcıyla Tespit Edilen Plaka Halindeki Kaplamalar
  • Doğal ve Yapay Taş Plakalar
  • Prefabrik Duvar Kaplama Panelleri
  • Giydirme Cepheler

Dış cephe kaplama genellikle inşaat imalat aşamasında yapıldığı için eski konutlarda uygulamak hem masraflı hem de zahmetli bir iştir. Binalara sonradan yapılabilecek dış cephe kaplamalarının en popülerleri, hızlı uygulanabilirlik ve ekonomik sebeplerden dolayı dış cephe mantolama uygulaması ve siding dış cephe kaplamalarıdır. Her iki dış cephe kaplama sistemi de hem ısı hem de su yalıtımı sağlar, uzun yıllar dayanıklılıklarını korurlar ve estetik olarak yaşam alanlarımızı güzelleştirirler.

Kaynak: https://www.gnyapi.com.tr/dis-cephe-kaplama

Banyo, mutfak gibi ıslak hacimlerin inşaat aşamasında yalıtımı

Islak hacimler genellikle seramik ile kaplanır. Ancak seramikler su geçirimsiz olsalar da, tek başlarına su yalıtımı sağlamazlar. Seramik derzleri, suyun geçişi açısından risk oluşturan bölgelerdir. Duvarların birbiri ile ve duvarların zeminle birleştiği köşelerde genellikle su geçişini kolaylaştıran çatlaklar oluşur. Tesisat boruları veya su giderleri gibi özel noktalarda da durum
aynıdır. Islak hacimlerden su sızması alt katlarda veya yan odalarda hasara neden olur.

Su yalıtım malzemesinin çimento esaslı yüzeye yapışmasını önleyecek olan yağ, gevşek parçalar temizlenir ve yüzeydeki bozukluklar tamir harcı ile tamir edilerek uygulama alanı hazırlanır. Duvar döşeme birleşim yerlerindeki köşelerde pah yapılır.

Temiz bir kovanın içerisindeki su veya sıvı bileşen düşük devirli karıştırıcı ile karıştırılırken uygun oranda toz bileşen yavaşça kovaya boşaltılır. Karıştırma işlemi topak kalamayana dek sürdürülür ve karışım üreticinin tavsiyesine bağlı olarak dinlenmeye bırakılır. Yüzey hazırlığı tamamlanmış yüzey nemlendirilir veya üreticinin tavsiyesi doğrultusunda astar uygulaması yapılır.

Hazırlanan çimento esaslı sürme su yalıtım malzemesi; fırça veya mala ile zemine ve su temas edebilecek yüksekliğe kadar düzgün bir şekilde sürülerek birinci kat uygulama tamamlanır. Üreticinin tavsiyesine bağlı olarak birinci kat çimento esaslı su yalıtım malzemesi henüz yaş iken alkali dayanımlı sıva filesinin şerbetin içine bastırılmasının ardından ilk katın kuru-yaş duruma geldiğinde ikinci kat çimento esaslı elastik su geçirmez yalıtım malzemesi sürülmesiyle veya birinci kat için kuruma süresinin beklenilmesinin ardından ikinci kat uygulama yapılarak su yalıtımı tamamlanır.

Su yalıtımı katmanının üzerine dişi mala ile seramik yapıştırıcısı sürülerek fayans kaplanır. Fayanslar arasındaki derzler elastik derz dolgusu ile doldurularak uygulama tamamlanır.

Tesisat borularının geçtiği bölgelerdeki sağlam olmayan beton, toz, kir ve gevşek parçalar temizlenir ve su ile nemlendirmenin ardından çimento esaslı akıcı harç uygulaması yapılır. Mastik uygulaması yapılacak alana malzemeye uygun astar sürülür ve boru etrafına poliüretan esaslı mastik uygulanarak işlem tamamlanır.

AQUAPANEL

Knauf grubuna ait olan ve onların ürettiği çimento esaslı plaklara verilen isimlere Aquapanel denilmektedir. Genleşmiş kilden,agrega ve portland çimentosundan oluşan ön ve arka yüzü cam elyaf file ile kaplı hafif çimento plakalardır.

Hafif bir malzeme olması nedeniyle, üretim sürecinin her aşaması daha kolay hale gelir. Aynı zamanda sağlam bir yapı malzemesidir, bu nedenle geleceğe yönelik planlama yapmak da kolaylaşır. Suya %100 dayanıklı bir yapıya sahiptir.

Geleneksel yapı malzemelerinden daha ince duvarlar sunmasından dolayı, daha yüksek ve daha hızlı bir yatırım getirisi sunar. Daha ferah, eğrisel, yaratıcı ve yüksek performanslı yapıları inşa edebilmek için geleneksel sistemler yerine Aquapanel tercih edilebilmektedir.

Kaynak: https://www.gnyapi.com.tr/aquapanel-nedir

Tesisatlarda ses yalıtımı

nsanların bulunduğu binalarda dışarıdan gelen gürültülerin bina içine girmemesi için önlemler alınması ne kadar önemli isi, bina içinde oluşacak gürültülere karşı önlemler almak da en az o kadar önemlidir. Yapı tesisatlarında çoğu hallerde küçümsenmeyecek ses kaynakları ile karşılaşılmaktadır. DIN 4109 Bölüm 4.1 ve Bölüm 4.2’de “Tesisat ve İşletmesinde Gürültü Korunumu” başlığında gürültüye karşı önlemler kuralları ile tanımlanmıştır. Ses oluşumuna ve malzemelerden yayılan sese karşı alınan tedbirlerin yanında herşeyden önce tesisatta bizzat uygun ses yalıtımı tedbirlerinin alınması gereklidir. Çoğu halde soğuğa ve sıcağa karşı planlanan yalıtımla ses tekniği açısından yapılan iyileştirme birbiri ile bağlantılıdır. Gürültüler tesisat üzerindeki çapraz boru geçişleri, bitişik tesisatlar ve temas ettiği yapı bölümleri vasıtasıyla yapıya iletilebilir. (ses köprüleri) Bina tesisatından kaynaklanan gürültüler, eğer planlanan
ses azaltımı amacıyla, teknik tedbirler alınmadığı takdirde komşu hacimlerde şiddetli seslere neden olacaktır. Bu tip tesisata; sıhhi, pis su, havalandırma ve klima, ısıtma tesisatları örnek olarak verilebilir. Su tesisatları armatür veya tesisatdan iletilen ses tavan ve duvarlar vasıtasıyla çok uzak bina hacimlerinede iletilebilinir.

Hava sesinin yayılmaması için ya ağır malzeme kullanılmalı veya kaliteli ses yutucu malzeme kaplanmalıdır. Ağır malzeme kullanımından gittikçe uzaklaşılan günümüzde hafif ses yutucu malzeme kullanılması kaçınılmaz olmaktadır.

Kitle tesirli sesin iletilmesini önlemek için de katı malzemenin katı malzeme ile direkt temas etmemesi için araya ses yutucu nitelikte fakat belirli basınca dayanımlı esnek bir malzeme (mineral yünler camyünü, taşyünü) konulmalıdır. Mesela tesisatın döşemeyi veya duvarı delip geçtiği yerdeki boşluklar montajdan sonra betonlanarak kapatılmakta, böylece gürültünün oluştuğu katı malzeme olan boru, yine katı malzeme olan betonla temas ettirilmiş olmaktadır. Geçişlerde bu teması önlemek için tesisatın döşeme veya duvar kalınlığı kadar olan kısmına dinamik sertliği düşük ses yutucu prefabrik boru yalıtım malzemesi ile yalıtılabildiği gibi, yangın güvenliği de gözönünde tutulduğunda taşyünü ile de yalıtım mümkündür. Böylece kitle sesi iletimi önlenmiş olacaktır. Pis su tesisatlarının aşırı derecede yüklenmesi ile bölme duvar ve tavan boru geçişlerinden kaynaklanan seslerde bunlara dahildir. Kanal içinden geçen pis su tesisatının neden olduğu ses yayılımı kanal içlerinden ses yutucu iç kaplamalar vasıtasıyla emilmelidir.

Tuğla Duvarlar

Yapılarda yük taşıyan esas duvarlar ile yük taşımayan bölme veya panel duvarları tuğla ile örülür. Yapılan duvar kalınlığına, kullanılan tuğla ve harcın cinsine göre isim alır.

Tuğlalar, kil veya killi kütlelerin doğrudan veya bunlara kum gibi uygun maddelerin karıştırılıp su ile hamur haline getirilmesi, kalıplarda şekillendirilmesi ve pişirilmesi ile elde edilir. Esası kildir fakat içerisinde kum, kireç, alçı, demir bileşikleri, organik maddeler bulunur. Diğer maddelerle karışmış olan kil taneleri yüksek ısı derecesinde kaynaşır ve taşlaşmış kütle olur.

El kalıplarında şekillendirilen ve tuğla ocaklarında pişirilen dolu tuğlaya harman tuğlası adı verilir. 40-60 Kg/cm2 yük taşıyabilir. Yığma binalarda taşıyıcı duvarlarda kullanılır. Makinelerde kalıplanıp fabrikada pişirilen dolu tuğlaya pres tuğla denir. 1m2 duvarda 83 adet, 1m3 duvarda 910 adet kullanılır.

TUĞLA DİZİLERİ

Düz Dizi : Tuğla boyları duvar yönünde sıralanarak düzenlenir.

Kilitli Dizi : Tuğla enleri duvar yönüne gelecek şekilde tuğlaların yan yana sıralanmaları ile düzenlenir.

Kılıç Dizi : Tuğlaların 5 cm lik yüzlere zemine gelecek şekilde, yan yana veya uç uca sıralamaları ile düzenlenir.

Blok Dizi : Tuğla delikleri duvar içinde kalacak şekilde ve duvar yönünde olmak kaydı ile dizilir.

Enerji Etkin Tasarımda Çatı ve Cepheler

Yapı kabuğu iç ve dış ortam arasında ara yüz oluşturarak konfor koşullarının sağlanmasında tasarımsal ve iklimsel kurgu açısından etkin rol oynamaktadır. Yapı kabuğunun alt bileşeni olan cephe ve çatılar, enerji etkin tasarım kriterlerini farklı işlevler ile karşılayabilmektedirler. Bu işlevler;

1-Yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanımı
2-Isı yalıtımı
3-Doğal aydınlatma
4-Doğal havalandırma
5-Güneş kontrolü şeklinde sınıflandırılabilmektedir.

Yapı kabuğunun tasarımını etkileyen kriterler iklimsel verilere bağlı olarak şekillenmektedir. Kış döneminde cephede kullanılan açıklık oranı, malzeme seçimi gibi kriterler yalıtım, doğal aydınlatma ve günışığı kazanımına öncelik tanırken, yaz döneminde ise doğal havalandırma, aydınlatma ve gölgeleme önem kazanmaktadır. Yapı kabuğunda iç mekan konfor koşullarının sağlanması ve enerji tasarrufunun gerçekleştirilmesine yönelik geliştirilen sistemler pasif ve aktif yöntemler olarak ikiye ayrılmaktadır.

Soğuk Hatların Yalıtımı

Enerji kayıplarının minimuma indirilerek enerjiye yapılan harcamaların azaltılması yönünde çalışmalar günümüzde eskiye oranla daha ciddi bir biçimde ele alınmaktadır. Soğutmaya yapılan harcamaların, ısıtmaya yapılan harcamalara göre kat kat fazla olması soğuk hatların yalıtımına verilmesi gereken önemi ortaya koymaktadır. Örneğin, yaz aylarında tesisat ısı yalıtımı yapılmamış otellerde kalanlar soğutma konforları için ekstra ödeme yapmak durumundadırlar. Çünkü otel işletmecileri misafirlerinin soğutma konforu için ciddi miktarlarda fatura ödemeleri yapmaktadırlar.

Soğuk hatların yalıtılmasının bir diğer getirisi, mekanik sistemlerin ömrünü uzatarak uzun yıllar sistem performansını korumasıdır. Bu sayede yaşanan mekanlar daha sağlıklı ısıtılıp soğutulacak ve ideal bir ısıl konforu elde edilecektir.

Isı yalıtımının olmadığı veya doğru bir yalıtımın yapılmadığı soğuk hatlarda karşılaşılan en önemli sorun, “Yoğuşma”dır. Yoğuşmanın yarattığı problemler sadece yüksek faturalar ve ısıl konforsuz iç ortamlar değildir. Mevcut tesisatta yarattığı geri dönülmez sonuçların maliyeti çok daha büyük olabilmektedir. Dış cephe firmaları uygulamalarında hatalı malzeme kullanılması sonucu yalıtım malzemesinin verimi düşmekte, tesisatta korozyon meydana gelmekte, yalıtımın üzerindeki kaplamaya dahi zarar gelebilmekte ve sonuçta tüm tesisatın değişmesi zorunlu hale gelmektedir.

İlk yatırım sırasında doğru bir ısı yalıtımı yapılırsa, daha sonra ortaya çıkması kesin olan yoğuşma probleminin çözümü için emek, zaman ve para harcanmasına gerek kalmayacaktır. Ancak, tüm bunların olabilmesi için, bilinçli bir yalıtım uygulaması yap