Yenilenebilir enerji kaynakları

Yenilenebilir enerji kaynakları, fosil yakıt olarak bilinen ve miktarı sınırlı enerji kaynaklarına göre önemli üstünlüklere sahiptir. Bu üstünlüğünün en önemli yanı yenilenebilir enerji kaynaklarının hiç bitmeyecek olmasıdır.

Yenilenebilir enerji kaynakları, diğer enerji kaynaklarına göre, enerji üretirken çevreye zararı çok az olan ve bu nedenle “çevreci” enerji olarak bilinen bir kaynak türüdür.

Günümüzde bilim ve teknolojinin sürekli gelişmesi ve sanayileşmenin artışına paralel olarak enerji ihtiyacı artmakta ve bunun sonucu olarak da enerji fiyatları yükselmektedir. Yeterli enerji kaynaklarına sahip olmayan ülkemizde, yalıtım bilinci de yeterince gelişmediğinden, ithal edilen enerjinin çok büyük bir kısmı ısıtma-soğutma ihtiyaçlarının karşılanmasında kullanılmaktadır. Fosil yakıtların rezervlerinin sınırlı olduğu ve bunların çevreye olumsuz etkiler bıraktığı göz önüne alınarak yeni ve yenilenebilir enerji kaynakları arayışına gidilmektedir.

Türkiye deki enerji talebi göz önüne alındığında enerji talebinin ağırlıklı olarak fosil yakıtlardan sağlandığı ve elektrik üretiminin %75 inin fosil kaynaklardan kullanıldığı ve talebin yerli kaynaklardan karşılanma oranı %26.9 olmaktadır. Son zamanlarda kentleşmenin artması ile birlikte özellikle binalarda ısıtma ve soğutma talebi artmış ve %31 pay ile enerji tüketiminde ikinci büyük sektör olarak yer almıştır. Binalarda enerji tüketiminde iklimlendirme uygulamalarında harcanan enerji, genel tüketim içinde yaklaşık %80’lik oldukça büyük bir paya sahiptir.

Konu ile ilgili 05.12.2008 tarihli ve 27075 sayılı yasal düzenleme olan “Binalarda Enerji Performansı Yönetmeliği” nde 1000 m2’nin uzerinde kullanım alanına sahip binalarda; elektrik, ısı ve sıhhi sıcak su ihtiyacının kojenerasyon sistemi ve yenilenebilir enerji kaynaklarından uretim imkanlarının arastırılarak, ekonomik yapılabilirliği olan uygulamalara geçilmesi gerektiği belirtilmektedir. Yine söz konusu yönetmelikte “Yeni yapılacak binalarda hava, toprak ve su kaynaklı ısı pompası sistemleri icin birinci fıkrada belirtilen raporda tesbit edilen ilk yatırım maliyeti enerji ekonomisi gozonunde bulundurulmak suretiyle, inşaat alanı 20.000 m2 ve üstündeki binalarda 15 yılda geri kazanılması durumunda, bu sistemlerin yapılması zorunludur.” denilmektedir.

Ülkemizin deprem kuşağı içerisinde yer alması ve bu kapsamda “Kentsel Dönüşüm” sürecinde yeralması nedeniyle yeni yapılan binalarda üst yapı ve kentsel dönüşüme bağlı olarak yer kaynaklı ısı pompası, kojenerasyon vb. uygulamalar ile konut ısıtmasında yer almadığı görülmektedir.

Yeraltında Isıl Depolama Yöntemleri ve Yer kaynaklı Isı Pompası Sistemleri düşük sıcaklıklarda yeraltısuyunu kullanarak veya kullanmayarak binalarda hem ısıtma hem de soğutmada kullanılabilen sistemlerdir. Ancak şu ana kadar gerçekleştirilen çalışmalarda jeotermal araştırmalarda merkezi ısıtma sistem projeleri için yüksek sıcaklıklı sahalar araştırılmıştır. Üst yapı ve kentsel dönüşüm projelerinin tasarımı, ihale ve kontrol sürecinde yapılacak çalışmalar önem taşımaktadır.

Yenilenebilir enerji yatırımlarının kapsamı, tutarı, süresi ve bu yatırımın bazı karakteristik özellikleri nedeniyle; finansman sürecinin yasal mevzuatı da dikkate alarak etraflıca incelenmesi gerekir. Yenilenebilir enerji yatırımlarının artan önemi yanında, finansman sürecinde karşılaşılan sorunlar daha çok, devletin bu yatırımlara bakış açısına, ülkemiz açısından bu sektörünün yeni bir alan olmasına bağlıdır. Kuşkusuz çözüm yolu da devletin bu sektörü daha fazla teşvik etmesi, yatırımcılarında bu yatırımlara girmeden yatırımın tüm yönleriyle değerlendirmesine bağlıdır.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir